iş istasyonu

Workstation (İş İstasyonları) Nelerdir?

Modern bilgisayarlar birçok işlemi hızlı ve yüksek performansla gerçekleştirse de bu bilgisayarlar profesyoneller için yeterli olmayabilir. Bu durumda profesyonel kullanıcılar iş istasyonu adı verilen gelişmiş donanıma sahip bilgisayarları tercih ederler.

İş istasyonları, yüksek performanslı ve dayanıklı güç kaynaklarının yanı sıra son teknoloji işlemciler, ECC Ram, SSD sürücüler ve yüksek performanslı grafik kartları içerir. Normal bir bilgisayardan farklı olarak uzun süre çalışan bir iş istasyonu, kullanıcıya çok daha iyi performans sunar.iş istasyonu

İş istasyonu nedir?

Profesyonel iş istasyonları için tasarlanmış ve en son özelliklerle donatılmış mobil veya masaüstü bilgisayarların adıdır. İş istasyonları, geleneksel bilgisayarlardan daha karmaşık ve profesyonel işler için kullanılır. Büyük veri, karmaşık veri işlemleri, 3O modelleme yapan çalışanlar tarafından kullanılması amaçlanmıştır.

Uzun sertifikasyon aşamalarından geçerek hazırlanan işyerleri, uzun süre sorunsuz çalışmayı mümkün kılmaktadır. Bu, büyük miktarda veri veya karmaşık programlarla sorunsuz çalışmamıza yardımcı olur.

İş istasyonlarını diğer bilgisayarlardan ayıran özellikler:

Masaüstü iş istasyonları Intel Xeon işlemcileri kullanır. Her biri 8 çekirdekli bu işlemcilerden ikisini barındırabilen iş istasyonları çok daha iyi performans sağlıyor. İş istasyonlarına 8 adede kadar ekran bağlanabilir. Bu sistem, özellikle birden fazla ekranda çalışıyorsanız işinizi büyük ölçüde kolaylaştıracaktır.

Grafik kartları, mühendislik, tasarım ve animasyon gibi yoğun grafik ve hesaplama yoğun süreçleri mümkün kılan iş istasyonlarında kullanılır. Ayrıca diğer bilgisayar sistemlerinden farklı olarak ECC bellek kullanılmaktadır. Bu belleklerle sistem çökmesi veya sistem çökmesi gibi sorunlar olmaz.

İş istasyonu satın alırken nelere dikkat etmelisiniz?

Bir iş istasyonu satın almadan önce neye ihtiyacınız olduğuna karar vermeli ve buna göre bir iş istasyonu seçmelisiniz. Grafik işlemlerinin sıklıkla yapıldığı mühendislik ve mimari programların veya mimari programların kullanımına bağlı olarak farklı iş istasyonları vardır.

İş istasyonları masaüstü veya taşınabilir olarak mevcuttur. Günümüzde mobil yani taşınabilir iş istasyonları ön plana çıkmıştır. Kullanım alanına göre laptop veya masaüstü iş istasyonunuzu tercih edebilirsiniz.

EEC RAM nedir? Bu ne işe yarıyor?

EEC RAM (Hata Düzeltme Kodu), Hata Düzeltme RAM’i anlamına gelir. İş istasyonlarında tercih edilen bu RAM sayesinde veri aktarımı çok hızlı ve hatasız olmaktadır. Veri aktarımı sırasında bir hata oluşsa bile EEC RAM bu hatayı düzeltir ve iş istasyonlarının çökmesini engeller. Özellikle disklere büyük miktarda veri aktarılırken, sıkı çalışma nedeniyle hatalar meydana gelebilir. EEC RAM sorunu ortadan kaldırarak iletimin sorunsuz devam etmesini sağlar,

Mobil İş İstasyonu nedir?

Mobil iş istasyonu, taşınabilir bir iş istasyonu veya taşınabilir iş istasyonudur. Günümüzde masaüstü iş istasyonlarının yerini büyük ölçüde mobil iş istasyonları almıştır. Tipik olarak mimarlar ve tasarımcılar tarafından tercih edilen mobil iş istasyonu, verileri hızlı ve verimli bir şekilde aktarır.

Mobil iş istasyonlarının en çok görüntülenen özelliklerinden biri RS232 çıkışıdır. En hızlı veri aktarımını sağlayan RS232 portu, tek bir kablo ile birçok işlemin yapılmasına olanak sağlar.

justify

Zayıf Kişiler Nasıl Kaslı Bir Yapıya Kavuşur?

Fazla kilolu olmak nasıl insanlar için bir kabussa, zayıf olmak da birçok insanın üstesinden gelemediği bir problem haline geliyor. Bir sporcunun aşırı kilolu olması, ideal kilonun altına düşmekten daha karmaşıktır. Vücut yapısı zayıf olan kişilerde özgüven eksikliği görülür. Düzenli egzersiz ve diyet desteği ile bu durumun üstesinden gelebileceğinizi belirtmek isteriz. Normal şartlarda bile kas hacmi kazanmak zor olsa da, zayıf ve kırılgan görünümünüzü kasları belirgin bir vücuda dönüştürmenin zaman alacağını bilmelisiniz.justify

Vücudunuzdaki zayıflık, vücudunuzdaki yağ miktarının da çok düşük olduğu anlamına gelir. Düşük yağ oranı, hacim kazanmak ve kasları güçlendirmek için bir avantaj olarak kabul edilebilir. Yapmanız gereken düzenli olarak hedefiniz için bir egzersiz programı yapmak, diyetinizi sürdürmek ve düzgün çalışmak. Fitness ve vücut geliştirmede vücut yapısı büyük önem taşımaktadır. Genel olarak; Vücudun yapılarına göre ektomorf, mezomorf ve endomorf olmak üzere 3 gruba ayrılan hangi gruba ait olduğunuzu biliyorsanız ona göre en uygun yöntemlerle çalışabilirsiniz. İnce insanların da içinde olduğu bir grup ektomorfu sizler için araştırdık.

Ektomorf vücut tipi hakkında bilmeniz gerekenler;

Zayıf ve ince, omuzları dar, kolları ve bacakları ince, normalden daha zor kilo alan bir vücuda ve yağ oranı düşük bir vücuda sahipseniz ektomorfik bir vücut tipine sahipsiniz. Ektomorf bir fiziğe sahip kişilerin diğer vücut tiplerine göre daha zor kas hacmi kazanıp inşa ettiklerini belirtmek gerekir.

Zayıf vücut yapınıza göre hazırlanmış bir antrenman programı ile düzenli çalışmanız gerektiğini bilmelisiniz. Gerekirse, yardım için uzmanlarla iletişime geçerek sorunu eğitimle çözebilirsiniz. Elbette uyku düzeni ve beslenme planı gibi diğer destekleyici faktörler de terk edilmemelidir. Yine vücut tipinize ve atletik hedeflerinize uygun bir beslenme programı oluşturmanız gerekir.

Zayıf insanlar için eğitim programının önerileri;

Yeni başlayanlar için, yeni başlayanlar haftada en az 3 gün antrenman egzersizleri yapmalıdır.

Ektomorf vücut yapısına sahip kişiler tüm vücut antrenman sistemleri ile çalışmalıdır.

Fitness ve vücut geliştirmeye ağırlık verilmeli ve düzenli antrenmanlara ara verilmeden devam edilmelidir.

Temel amaçları kas kütlesi kazanmak olduğundan, insanlar birincil egzersiz olarak kardiyo yapmamalıdır. Haftalık programınıza birkaç kısa kardiyo periyodu dahil edebilirsiniz, ancak sadece kardiyo değil, çünkü bu gerçek amacınız için değildir.

Zayıf bir vücudunuz varsa, ayrı egzersizler yerine tam vücut egzersizlerini tercih etmelisiniz.

Spor dünyasında yeniyseniz, antrenmanlarınız temel egzersizler kullanılarak programlanmalıdır.

Ektomorfik vücut yapısına sahip ve yağ oranı düşük kişiler karbonhidratları daha esnek tüketebilir. Kontrollü olmak şartıyla normalden fazla kalori almanın bir sakıncası yok…

Bir ektomorfun vücudunun yapısında kas ve ağırlık oluşturmak çok zor olduğundan, uygun eğitime dikkat etmelisiniz. Buna ek olarak diyetinizde; %50 karbonhidrat, %20 yağ, %30 protein olarak ayarlanmalıdır.

Ektomorf vücut yapısı için özel eğitim;

  1. Aşama

Dumbbell Deadlift 4 set 5 tekrar

Dar kavrama pull-up’ları 4 set 5 tekrar

Dumbbell Floor Press 4 set 8 tekrar

Dumbbell Back Lunges 3 set 8 tekrar

Güç: 2

Tek Bacak Bulgar Squat 4 set 6 tekrar

Aşama: 3

Dumbbell Bench Press 4 set 5 tekrar

Dumbbell Rows 4 set 6 tekrar

Yan Plank 3 set 20 tekrar

Aşama: 4

Dumbbell Squat Forward 4 set 5 tekrar

Tersten çekme 4 set 8 tekrar

Kalçanızla yere halteri itin, 4 set 8 tekrar

Şınav 3 set mümkün olduğu kadar çok tekrar

blocking

Blocking Nedir ve Ne Zaman Kullanılır?

Egzersiz veya çalışma sırasında bel ve omurganın yaralanmasını önlemek için yapılan işe tıkanıklık denir. Engelleme, kuvvet antrenmanı, fitness ve vücut geliştirmede yaygın olarak kullanılır. Egzersiz ne olursa olsun, bilinçli olarak yapılması önemlidir. Başvuracağınız iş hakkında yeterli bilgiye sahip değilseniz, olası yaralanmalar kaçınılmazdır. Sırt ve omuz yaralanmaları, egzersiz sırasında en sık görülen yaralanmalar arasındadır. Çalışacağınız bölgedeki kasları ısıtmak ve germek sakatlanmaları büyük ölçüde önleyebilir. Böylece tıkanıklık, bel ve omuz bölgelerindeki yaralanmaları önlemeye yardımcı olur. Çok ciddi sağlık sorunlarına neden olabilen sırt yaralanmaları, kuvvet antrenmanı ve vücut geliştirmede daha sık görülür.

Deadlift, squat, bench press ve barbell gibi egzersizler yapıyorsanız, belinizi ve omurganızı korumak için bir blokla başlamalısınız. Fitness ve vücut geliştirme ile ilgileniyorsanız, yaralanmaya daha yakın olduğunuzu bilmelisiniz. Risk faktörleri olan herhangi bir çalışmadan önce engellemek sağlığınızın korunmasına yardımcı olacaktır.blocking

Blocking nasıl yapılır?

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki kendinizi kaldırabileceğinizden fazlasını yapmaya zorlamamalısınız. Kapasitenizi aşan ağırlıklarla çalışmak yaralanma nedenlerinden biridir. Vücudunuzu kaldırırken sizi yoran ağırlıklarla çalışmak geri dönüşü olmayan sağlık sorunlarına neden olabilir. Ağırlık çalışması veya vücut geliştirmeden önce ısınmak kesinlikle zaman alır. Bu şekilde, antrenman sırasında gerilmesi zor olacak kaslara proaktif olarak yardımcı olabilirsiniz. Esneklik kazanarak ısınan kasların dayanıklılığı da artar. Bir ısınma ile antrenmana başlayın; Bu, ani stresten kaynaklanabilecek sorunları önleyecektir. Vücudunuzu kuvvet antrenmanına hazırlayan bir kilit ile bel ve omuz sağlığınızı koruyabilirsiniz. Ağırlık kaldırmayı zor bulduğunuzda, ciğerleriniz tamamen hava ile dolar. Bu şekilde omurga desteklenir. Kalbe aşırı yüklenmeden doğru nefes tekniğini kullanarak ağırlığı kaldırmalısınız.

Egzersiz sırasında kaldırdığınız ağırlıktan kaynaklanabilecek iç basıncı dengelemek için ağırlık kaldırırken karın kaslarınızı sıkmanız gerekir. Karın kaslarınızı tüm gücünüzle sıkmak, beldeki dengeyi korumanıza yardımcı olacaktır. Üçüncü uygulama bel hafifçe geriye bükülerek yapılır. Sırtın hafif fleksiyonu ile sırt ve kalça kasları kasılır ve stabil bir duruş sağlanır. Bu şekilde omurganızı güvenli bir şekilde tutabileceksiniz. Bu poz ile omurganızı ve belinizi koruyabileceksiniz.

Sırt ağrısını nasıl önleyebilirsiniz?

Düz bir zeminde sırt üstü yatarak dizlerinizi hafifçe bükün ve dizlerinizin altına bir yastık koymaya çalışın. Boynunuzun altında bir yastıkla sırt üstü yatın, dizlerinizi 90 derecelik bir açıyla bükün ve bacaklarınızı ve ayaklarınızı sandalyeye uzatın. Düz bir zeminde sırt üstü yatarak dizlerinizi kendinize doğru çekin ve biraz bekleyin,

Antrenmanınıza uygun, önceden kasları ısıtacak egzersizler yapın,

Antrenman sırasında sırta çok fazla yük bindirecek zorlama hareketlerden kaçınılmalıdır.

Egzersiz veya kuvvet antrenmanı sırasında kendinizi kapasitenizin ötesinde ağırlık kaldırmaya zorlamayın.

Gün içinde yük taşırken ellerinizi vücudunuza yakın tutmaya çalışın.

Ağır bir nesneyi kaldırırken sırtınızı dik tutun ve dizlerinizi ve kalçalarınızı bükün.

Günlük işleriniz sırasında oturuyorsanız, düz sırtlı ve destekli bir sandalye tercih etmelisiniz. Sırtınızı düz tutmaya ve geriye yaslanmaya çalışmalısınız.

Kilonuz ideal kilonuzun üzerindeyse bel ağrısı normaldir. Kilo vererek ideal kilonuza ulaşmaya çalışmalısınız.

Bel ağrısı kötüleşirse, 20-30 dakika ısı uygulayın, ancak aşırı ısıdan kaçının.

Spor sırasında olası sakatlanmaları önlemek için spordan sonra soğuma egzersizleri yapmanızın yanı sıra spor öncesi ısınma hareketleri yapmanız gerektiğini hatırlatırız. Bu şekilde vücut ölçümleriniz kademeli olarak normale dönecek ve aniden düşmeyecektir.

okul fobisi

Çocuklar Neden Okula Gitmek İstemez

Okula başlamak çocuklar için heyecan gibi duyguları içeren bir durumdur. Okula gitmek istemeyen çocukların çoğu bir takım psikolojik, fizyolojik ve davranışsal tepkiler göstermekte ve bu durumlarda okula gitmeyi reddetmeden bahsedilmektedir. Çocukların okullaşma döneminde okuldan kaçma gözlemlenmektedir. Bu durum okula yeni başlayan çocuklarda olduğu gibi yazın okula ara vermiş ve okula dönüş vakti gelmiş çocuklarda da görülmektedir.okul fobisi

Okula gitmeyi reddetme nedenleri nelerdir?

Çocukların okula gitmeyi reddetme nedenlerini anlamak karar vermeyi kolaylaştırır. Bazen okul, aile veya arkadaşlar bu sorunun nedeni olabilir. Çoğu zaman, çocukların aşağıdaki nedenleri vardır:

Öğretmeniyle ilgili sorun

Arkadaşlarıyla sorun

Okula karşı uygun olmayan aile tutumları

Kabul edilemez okul tekliflerinin ailece kullanımı

Aile, çocuğu okulda tehdit ediyor veya korkutuyor

okul değişikliği

sınıf değişikliği

İşte olası sebeplerden bazıları.

Okul reddinin belirtileri nelerdir?

Çocuklar arasında okulu terk etmenin birkaç yaygın belirtisi vardır. Fizyolojik semptomlar için çocuk doktorunu muayene ettiğinizden emin olun. Muayene sonuçlarına göre sonuç normal ise, durumun psikolojik olduğunu varsayabiliriz.

sözlü olarak okula gitmek istemediğimi söylemek

Okulda kaygı

öfke nöbetleri

Okula gitme zamanı geldiğinde mide bulantısı, karın ağrısı ve baş dönmesi gibi semptomların olması.

okuldan kaçış

Okul Hakkında Konuşmaktan Endişeli veya Korkuyor

kendine zarar ver

Bu belirtiler görüldüğünde çocuğun okulu bırakmakta olduğu söylenebilir.

Okula gitmeyi reddeden çocukların aileleri ne yapmalı?

Bazı müdahaleler çocukların okuldan ayrılmasını önlemeye yardımcı olabilir. Bu müdahaleler aşağıda sıralanmıştır:

Aileler, çocuklarının okula gitmek konusunda neden isteksiz olduklarını anlamak için diyalog kurmalıdır.

Ebeveynler, çocuklarına neden okula gitmek istemediklerini anlattıklarında anlaşıldıklarını hissettirmelidirler.

Yardım Masası’ndan yardım alınabilir.

Öğretmenden kaynaklı bir sorun varsa hocayla konuşup nasıl çözüleceğini öğrenebilirsiniz.

Bir arkadaşınızla ilgili bir sorun varsa, bunu bir öğretmen veya destek ekibiyle tartışabilirsiniz.

Yavaş yavaş, çocuk okula alışabilir. Ayrılmayı zor bulan bir ebeveyn kademeli okula alışabilir.

Ebeveynler, çocuklarının okuldan ayrılma süresini kısaltmalıdır.

Diğer veli, zorluk yaşayan ebeveynin yerine okulu bırakabilir.

Okula karşı yanlış tutumu olan ailelerin bu tutumunu değiştirmeleri gerekmektedir.

Okulda çocuğunu tehdit eden veya yıldıran ailelerin bu duruma bir çare bulmaları gerekmektedir.

Aileler okul için uygun ve eğlenceli ifadeler kullanabilirler.

Bir çocuk okula gittiğinde, motive edilebilir ve teşvik edilebilir.

Okula gitmeyi reddeden çocuklara ceza uygulanmamalıdır.

Sorun okuldan kaynaklanıyorsa ve çözülemiyorsa rehberlik servisi ile işbirliği yapılarak sınıf veya okul değiştirilebilmektedir.

Bir durum zorlaştığında ve aileler bunu çözmekte zorlandıklarında, konusunda uzman bir çocuk ve ergen psikoloğu veya çocuk psikiyatristinden yardım isteyebilirler.

egzersiz

Egzersize Süreklilik Kazandırma Yolları

Egzersizlerinizin ne kadar etkili olacağı kadar önemli olan bir diğer konu ise çalışmalarınızda istikrarın sağlanmasıdır. Düzenli olarak, pes etmeden ve ara vermeden devam etmek sonucu tamamen etkileyecektir. Diyelim ki fitness programınızı takip ederek istediğiniz kiloya ulaştınız. O zaman sadece mevcut kilonuzu korumak için egzersiz yapmaya devam ettiğiniz için şanslısınız. Sağlıklı olmak, zinde kalmak ve kilo vermek gibi çeşitli hedeflere bağlı olarak egzersiz yapmaya devam etmeniz gerekir. Diyet ve egzersiz programlarınızı koordine etmeniz ve bunu bir yaşam tarzı olarak benimsemeniz gerekir. Belli bir süre diyetinize veya egzersizinize dikkat etmeniz yeterli olmayacaktır. Düzenli egzersizi alışkanlık haline getirmelisiniz. Hem yapılan egzersizlerin etkinliğini artırmak hem de kalıcı sonuçlar elde etmek istiyorsanız; Spor yapmanın hayatınızın bir parçası olduğunu kabul etmelisiniz. Başta zor gelebilir ama zamanla alışabilir. Yeni başlayanları sporda aktif tutmanıza yardımcı olacak ipuçlarını arıyorduk.egzersiz

Eğitimin sürekliliğini sağlamanın yolları;

Nefes Egzersizleri… Doğru nefes tekniğini biliyorsanız daha az yorulur ve daha verimli egzersizler yaparsınız. Doğru nefes alma tekniği de egzersiz dayanıklılığınızı artıracaktır. Sinir sistemi ve stres için de faydalı olan nefes alma yöntemini 4-78 kullanabilirsiniz. 4 saniye nefes alın, 7 saniye tutun ve 8 saniye boyunca yavaşça nefes verin.

Kendinizi destekleyin… Her işte olduğu gibi, spor ve egzersizle kendinizi motive etmek önemlidir. Ne yaparsan yap, önce kendine inanmalısın. Egzersiz yaparken vücudunuzda meydana gelen değişiklikleri gözlemleyerek olumlu şeylere odaklanmalısınız. İsteğe bağlı olarak, ilerledikçe kendinizi ödüllendirmek için yeni spor taytları satın almak için kendinizi motive edebilirsiniz.

Dolu bir antrenman yapın… Egzersiz öncesi yapmanız gereken ısınma egzersizlerini ve egzersiz sonundaki soğuma egzersizlerini atlamayın. Tüm işlerin bir olduğunu bilerek, dikkatli hareket edin. Gerilmeyi, ısınmayı veya soğumayı zaman kaybı olarak düşünmeyin. Hareket kolaylığı sağlayan özel teknoloji malzemeleri ve spor için tasarlanmış spor kıyafetleri kullanarak ısınmayı ve egzersiz yapmayı tercih edin.

Bol su tüketin… Sık su içmenin egzersizinizin devamlılığını etkileyeceğini düşünüyorsanız hemen açıklayalım… Egzersiz sırasında yanınıza su almayın ve vücudunuzu susuz bırakmayın. Her su içtiğinizde enerjinizin yenilendiğini ve kendinizi daha zinde hissedeceğinizi göreceksiniz. Böylece, formda bir vücutla egzersiz yapmaktan kaçmak yerine, bir sonraki antrenmanınızın zamanını belirlemeye başlarsınız.

Sporda sosyal medyayı kullanmayın… Spor salonunda veya spor yaptığınız ortamda sosyal medyadan uzak durmaya çalışın. Daha verimli çalışmak istiyorsanız, en hazır olduğu zamanda fotoğraf molası vererek vücudunuzu soğutmayın. Maksimum performans için atletik programınızdan başka bir şeye odaklanmayın, işinize odaklanın.

Zirvede kalın… İşinizin, hedeflerinizin ve gittiğiniz yolun zirvesinde kalın. Diyelim ki bilinçli olarak yaptığınız egzersizleri yaparak çok daha iyi sonuçlar elde edebilirsiniz. Neden egzersiz yaptığınızı ve nasıl hissedeceğinizi düşünürseniz egzersizinizde devamlılık sağlayabilirsiniz.

Vücudunuza Dikkat Edin… Spor yaparken verimli olabilmek ve olası sakatlıkları önlemek için vücudunuzu iyi tanımanız gerekir. Yapabileceğinizden fazlasını kaldırmayın, yeteneklerinizi aşan bir hedefe ulaşmak için kendinizi zorlamayın. Belirli durumlarda vücudunuzun sinyallerini dinleyin ve egzersizlerinizi kolaylaştırın.

Planlı Olun… Düzenli antrenmanlarınız için haftalık bir program oluşturabilirsiniz. Aileniz, arkadaşlarınız ve kendinizle geçireceğiniz zamanı iyi planlamalısınız. Her durumda planlı ve programlı hareketler spora ayırdığınız süre içerisinde başka bir şey yapmanıza engel olacaktır. Aksine planlanan günde aktivitelerinizi zamanında tamamlamaya özen göstereceksiniz.

vegan

Vegan Olan Bazı Ünlü İsimler

Hayvan haklarına dayalı vegan beslenme her geçen gün daha popüler hale geliyor. Sadece etten fazlasını içeren bir vegan diyeti, hayvan kaynaklı tüm besin maddelerini tüketmez. Bu nedenle vegan yemeklerin çok katı beslenme kurallarından oluştuğu söylenebilir. Vegan ve vejeteryan diyetleri ile ilgili tüm detayları öğrenmek isteyenler için “Vejetaryen ve Vegan Diyetinde Bilinmeyenler”. yazımızı okuyabilirsiniz. Ayrıca dünya çapında hala kabul gören vegan beslenmeyi tercih ederek hayvan zulmünün önlenmesini savunan birçok ünlü isim var. Muhtemelen daha önce hiç duymadığınız bu ünlüleri duyunca çok şaşıracaksınız. Ayrıca veganları yiyerek vücutlarını koruyan ünlülerin vegan hikayelerine de hızlıca göz atacağız.vegan

İşte Dünya Çapında Vegan Ünlüler;

  1. Leonardo DiCaprio… Uzun yıllardır vejetaryen olarak tanınan ünlü ismin son dönemde vegan beslenmeye geçtiği bildiriliyor. Yemek tercihlerini hep bu yönde kullanan ünlü oyuncunun, filmlerinde gördüğünüz çiğ eti sahne arkası, kamera arkası ve ödül törenlerinde yediği yemek sahnelerine aldanmayın. Hayvansever ve hayvan hakları savunucusu Leonardo DiCaprio, hayranlarından bu konuda tüm geri bildirimleri alıyor.
  2. Ellen DeGeneres… Ev sahibi Oscar selfie’sinin mucidi Ellen DeGeneres, hayvan hakları ve beslenme konusunda uzun bir araştırma geçmişine sahip olduğunu söylüyor. Konuyla ilgili onlarca kitap okuyup araştırma yaptıktan sonra vegan beslenmeye geçen Ellen DeGeneres, hayvanları çok sevdiğini vurguluyor. Ayrıca Ellen DeGeneres gibi karısı da vegan.
  3. Alanis Morissette… Kitap okuyorsunuz ve hayatınız değişiyor diyenlerden biri. Eat to Live’ı okuduktan sonra vegan yemeye karar veren Alanis Morissette, bu şekilde yiyerek çok daha sağlıklı hissettiğini söylüyor. Ayrıca vegan beslenen ünlü şarkıcı, bu şekilde daha uzun yaşayacağına inanıyor.
  4. Bill Clinton… Dört kez baypas ameliyatı geçiren eski ABD Başkanı Bill Clinton, sağlığı için artık vegan beslenmeyi seçtiğini söylüyor. Yaklaşık 10 yıldır vegan diyeti yapan Bill Clinton; Sebzeleri, meyveleri ve bakliyatları çok sevdiğini belirtiyor. Etsiz yaşamanın o kadar da zor olmadığını vurgulayan eski başkan, şu anki hayatından son derece memnun olduğunu iddia ediyor.
  5. Jennifer Lopez… Et yemediğini ve vegan beslenmeye bağlı kaldığını söyleyen ünlü şarkıcı Jennifer Lopez, yeşillikleri ve sebzeleri daha çok sevdiğini söylüyor. Diyetinde sebzelere ağırlık veren şarkıcı, bu şekilde çok daha iyi ve sağlıklı hissettiğini iddia ediyor.
  6. Brad Pitt… Et ve hayvansal ürünlerden arındırıldığını iddia eden ünlü oyuncu Brad Pitt, sağlığını ve görünümünü korumak için bu yöntemi kullandığını söylüyor. Üstelik eski eşi Angelina Jolie’nin normal beslenmesine rağmen, uzun yıllardır vegan bir diyet uyguladığını ve kendini daha sağlıklı hissettiğini de sözlerine ekliyor. Bu kararında hayvan sevgisinin de etkili olduğunu vurguluyor.
  7. Ariana Grande… Son 7 yıldır vegan olduğunu belirten Ariana Grande, bu sayede kendini çok daha iyi hissettiğini söylüyor. Aynı anda hem sağlığını koruduğunu hem de ömrünün süreceğini iddia eden ünlü şarkıcı, hayvanları da çok sevdiğini söylemeden geçemez.
  8. Miley Cyrus… Miley Cyrus, vegan olmakla ilgili çok ilginç bir hikayesi olduğunu ve Floyd isimli köpeği ölünce uzun süre et yiyemediğini açıkladı. Uzun süre et yememenin ardından kendini daha iyi hissettiğini iddia eden ünlü şarkıcı, olaydan sonra vegan beslenmeye geçtiğini ve çok daha sağlıklı hissettiğini söylüyor.
karbonhidrat

Yemeniz Gereken 5 Karbonhidrat

Kilo vermek isteyen birçok kişinin ve diyet yapanların düştüğü büyük bir hata, karbonhidratları yemek planlarından tamamen çıkarmaktır. Ancak vücudumuzun düzgün çalışması için protein, yağ ve karbonhidrat tüketmemiz gerekir. Kesinlikle düzenli olarak karbonhidrat almamız gerekiyor ama kötü karbonhidrat grubuna giren gıdalardan uzak durmalı ve kontrollü tüketmemiz gerektiğini bilmeliyiz. Sağlıklı karbonhidratlar hakkında bilgi edinmeli ve onları yemek planımıza dahil etmeliyiz. Yapılarında daha uzun şeker molekülleri bulunan kompleks karbonhidratları tükettiğimizde, vücudumuzun onları parçalaması daha uzun sürer. Düzenli olarak karmaşık karbonhidratlar yemek, beyninizin daha iyi çalışmasına yardımcı olur. Sağlıklı karbonhidratlar diyetinizi bozmaz, aksine sağlıklı beslenmenize katkıda bulunur.karbonhidrat

Kaçınılması gereken kötü karbonhidratlar

Mısır gevreği,

Fast food,

beyaz pirinç pilavı,

beyaz buğday ekmeği,

Şeker içeren ekşi içecekler

Patates,

Rafine şeker ve çikolata,

Makarna,

Genel olarak sağlıksız yiyecekler,

meyve suları,

Dondurma,

cips ve patates kızartması,

Kekler ve hamur işleri, tatlılar ve hamur işleri kötü karbonhidratlardır.

İyi karbonhidratı kötü karbonhidrattan ayırmanın en kolay yolu, yiyeceğin lif içeriğine bakmaktır. Yüksek lifli gıdalar iyi karbonhidrat olarak kabul edilirken lifli gıdalar zayıf karbonhidrat sınıfı olarak kabul edilir.

Sağlıklı ve tüketilebilir karbonhidratlar;

Nohut… İyi bir karbonhidrat kaynağı olan nohut, genellikle etle pişirilir ve ete alternatif bir protein kaynağıdır. Türk mutfağında pek çok çeşidi bulunan nohutu düzenli olarak tüketerek sağlığınızı koruyabilirsiniz.

Açlık seviyelerini düzenlemede oldukça başarılı olan nohut, lif açısından oldukça zengindir. Lifli yapısı sayesinde uzun süre tok kalmanıza yardımcı olan nohut, düşük glisemik indeksi sayesinde diyetlerde rahatlıkla kullanılabilir. Bir kase nohut yaklaşık 295 kaloridir. 1 su bardağı nohutta 169 kalori vardır.

Yulaf… Yoğun lifli yapısı nedeniyle özellikle sağlıklı bir kahvaltı için en çok tercih edilen yulaf, uzun süre tok kalmaya ve midede uzun süre kalmasına yardımcı olur. Yulaftaki beta glukanlar, kolesterol seviyelerini düşüren besinlerdir.

Sindirimi kolaylaştıran yapısı nedeniyle sindirim ve boşaltım sistemleri üzerinde olumlu etkiye sahip olan yulaf, orta boy bir kapta 104 gram karbonhidrat içerir.

Kestane… Ceviz, fındık ve yer fıstığı gibi kuruyemişlerin çoğu protein açısından zengindir ve yüksek kaliteli sağlıklı yağlar içerir. Kestanedeki karbonhidratlar hemen hemen yulaftakiyle aynıdır.

100 gram kestane 44 gram karbonhidrat içerir. 8 gram liflerden oluşmaktadır. Ayrıca kestane yüksek düzeyde C vitamini içerir. Kalorisi yüksek olan kestane, kase başına ortalama 309 kaloriye sahiptir.

Yaban mersini… Mineral ve vitamin oranı yüksek olan yaban mersini, sağlıklı bir karbonhidrat kaynağıdır. Vücuttaki beyaz yağı, yağ yakan bej bir yağa dönüştürebilir.

Tahıllar kadar karbonhidrat içermese de bir kapta ortalama 10 gram karbonhidrat bulunur. Antioksidan yapısı nedeniyle kilo vermek isteyen diyet yapanların en çok tercih ettiği seçeneklerden biridir.

Rafine pirinç… Tahıllar grubuna ait olan rafine pirinç, tahıllar arasında karbonhidrat değeri en yüksek olan üründür. Bir kase pişmiş kabuklu pirinç, ortalama 45 gram karbonhidrat içerir.

Bir kasede ortalama 4 gram lif içeren rafine pirinç, uzun süreli enerji sağlar. Diğer pirinç çeşitlerine göre çok daha az yağ depolanmasına neden olduğu için yenilebilir.

gıda

Dondurulmuş Besinler Tüketilmeli Mi?

Ekonomik ve kullanışlı bir seçenek olan dondurulmuş gıdalar, taze sebze ve meyvelerden farklılık gösterse de genel olarak besin değerlerinin çoğunu korur. Raf ömürlerinin uzun olması ve hazırlanmasının kolay olması nedeniyle sıklıkla tercih edilirler. Dondurulduktan sonra meyve ve sebzelerin besin değerinde düşüş olabilir. Ancak bu, dondurma işleminde kullanılan işlemlerden bağımsızdır. Dondurma işleminden sonra besin değerinin ne ölçüde bozulacağı, gıdanın kendisine bağlı olarak tamamen değişebilmektedir.

Genel olarak dondurma işlemi, gıdaların vitamin ve mineral içeriğini azaltmak için uygun bir işlemdir. Ancak dondurma işlemini evde kendiniz yaparsanız aynı şekilde besin değerinde düşüş yaşayabileceğinizi unutmayın. Bu durum tamamen gıdanın kendi yapısına bağlı olarak değişebilmektedir. Bu gıda bağımlı olmakla birlikte, donmuş gıdaların tamamen sağlıksız olduğunu söylemek yanlış olur. Çeşitli araştırmalar, dondurma işlemi sırasında uygun koşullara bağlı olarak besin değerinin korunabileceğini de göstermiştir.gıda

Dondurulmuş gıdalardaki katkı maddeleri ve koruyucular;

Özel bir şekilde hazırlanan ve depolama için hazırlanan dondurulmuş gıdaların bileşimi büyük önem taşımaktadır. Dondurulmuş gıdaların çoğu katkı maddesi ve koruyucu içermese de, besin değerlerini artırmak için ilave tuz ve şeker eklenebilir. Besin değerindeki sodyum, yağ ve kaloriyi artırmak için lezzet, sos veya baharatlar eklenebilir. Bu nedenle dondurulmuş gıda alacaksanız üzerinde yazan etiketlere ve ibarelere dikkat etmelisiniz. Özellikle diyetinizde kalori açığı oluşturmaya çalışıyorsanız besinleri daha dikkatli tüketmeye çalışmalısınız.

Kilo kontrolü veya diyet yapıyorsanız; Tereyağı, peynir sosu, sarımsak ve et suyu gibi yemeğinizin kalori içeriğini artıran maddeler içermemeye dikkat etmelisiniz. Bu durumda yüksek kalorili soslar içeren dondurulmuş gıdalardan uzak durmanızı öneririz. Sadece kilo vermek isteyenler için değil; Tansiyon, kalp hastalığı veya şeker hastalığı gibi sağlık sorunları olanlar dondurulmuş gıdaların tuz içeriğine dikkat etmelidir. Aksi takdirde sağlıklı besleneceğinizi düşünmenize rağmen sebze yemek sağlıklı olmanıza yardımcı olabilir.

Dondurulmuş meyve ve sebzelerin faydaları nelerdir?

Hazırlanması taze sebzelere göre çok daha kolay ve pratik olan donmuş sebze ve meyveler, sırf bu özellikleri nedeniyle bazı kişiler tarafından tercih edilebilmektedir. Daha uzun raf ömrüne sahip satılık dondurulmuş sebzelerin 2 gün sonra buzdolabınızda çürümeyeceğinden endişelenmenize gerek yok.

Dondurulmuş sebzeler ayrıca lif, antioksidanlar, vitaminler ve mineraller gibi önemli değerlere sahip olduğundan, işlev görmeniz için ihtiyacınız olan besin maddelerini almanıza yardımcı olurlar. Mevsim ne olursa olsun yıl boyunca istediğiniz sebze ve meyveyi yeme imkanı sunar.

Araştırmalar, sebze ve meyve alımını artırmanın kalp hastalığı, kanser, tip 2 diyabet ve diğer birçok sağlık sorunu riskinizi en aza indirdiğini gösteriyor. Ayrıca, dondurulmuş gıdalar taze sebze ve meyvelerden daha ekonomiktir, bu nedenle bütçeniz için iyidirler.

Dondurulmuş gıdaların sağlığımıza zararları nelerdir?

Kalp Hastalığına Neden Olur… Trans yağdan zengin dondurulmuş gıdalar atardamarlarınızı tıkayabilir. Trans yağ tüketmek kalp hastalığı riskinizi artırır.

Tansiyonu yükseltir… Tuz ve şeker eklenmiş donmuş gıdalar yüksek tansiyona neden oldukları için hipertansiyona neden olur.

Şeker hastalığının oluşumu… Nişasta, dondurulmuş gıdalarda onları taze tutmak için kullanılır.

Kanser riski… Dondurulmuş etin özellikle pankreas kanserine neden olabileceği için dikkatli bir şekilde yenilmesi gerektiğini ve mümkün olduğunca fazla tüketilmemesi gerektiğini savunan uzmanlar, etin dondurularak değerinin bir kısmını kaybettiğini vurguluyor.

Azalan Besin Değeri… Gıdaya bağlı olmakla birlikte, birçok gıdanın değerinin nasıl dondurulduklarına bağlı olarak düştüğü gözlemlenmiştir. Genellikle kararsız olan vitaminler folat ve C vitamini olarak bilinir.

bebek

Sağlıklı Bir Çocuğun Doğumu İçin Öneriler

Anne adaylarının sağlıklı bir bebek dünyaya getirebilmeleri için dikkat etmesi gereken çok önemli faktörler vardır. Sağlıklı ve dengeli beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, yeterince dinlenmek ve gerekli sağlık kontrollerini aksatmadan yaptırmak, hem bebeğin gelişimini hem de annenin sağlığını olumlu yönde etkileyerek sağlıklı bir hamilelik sürecini atlatmak için bebeğin gelişiminin önünü açar. dünyaya sağlıklı bir şekilde bakmak ve süreci hızlandırmak için annenin doğum sonrası iyileşmesi ve ağrısız geçmesi önemlidir.bebek

Bebek gelişiminde beslenme

Ülkemizde kuşaktan kuşağa devam eden yerel bir alışkanlık olan “çiftsiniz çok yemelisiniz” inancı aslında anne adaylarına gereksiz bir yük getirmekte ve onlara zarar vermektedir. Genel olarak annenin çocuğunun doğumuyla artan ek enerji ihtiyacı 300 kaloridir. Anne adayı günlük beslenme alışkanlıklarına ek olarak aşırı miktarda besin tüketirse bu hem gebelikte hem de doğum sonrasında anneye fazla kilo olarak geri dönebilir. Kısacası 2 dilim tam tahıllı ekmek ve bir bardak sütle yapılan bir sandviçin toplam enerjisi bunu karşılayabilir.

Protein vücudun en önemli yapı taşıdır ve bu nedenle çocuğun gelişiminde aktif rol oynar. Bu nedenle anne adayları hamilelik döneminde doktor ve beslenme uzmanı gözetiminde proteinli beslenmeye dikkat etmelidir.

Ayrıca uzmanlar anne adaylarının ek olarak demir, folik asit, çinko, C ve D vitaminleri almalarını önermektedir.

Hamilelik hareketsizlik anlamına gelmez

Araştırmalar, hamilelik sırasında Pilates, yoga, yüzme gibi egzersizlerin ve yürüyüş gibi orta düzeyde egzersizlerin doğumu kolaylaştırdığını ve doğum sonrası iyileşmeyi hızlandırdığını gösteriyor.

Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, fiziksel aktivitenin bir uzman gözetiminde yapılması ve gebelikte daha önce kullanılmamış herhangi bir fiziksel aktiviteye başlanmamasıdır.

Hamilelikte sağlık kontrolleri ve testler

Hamilelik meydana geldiğinde ve tespit edildiğinde, anne karnındaki bebeğin ve anne adayının sağlığını izlemek için birçok test yapılır. Bu testler doğumdan sonra oluşabilecek hastalıkları tespit edip önleyebilir.

Testler

Bebeğin ultrasonla görüntülenmesinden sonra bazı kan tetkiklerinin yapılması, ilk kan testinin yapılması, çeşitli parazit ve mikropların saptanması ve bunların önlenmesi için tedaviye başlanması için gereklidir.

İkili test ve üçlü test

11-14, bebeğinizin kromozomal anormallik riski altında olup olmadığını görmek için. 15-22 haftalar arasında çift test. Üçlü test haftalar arasında yapılmalıdır. En sık görülen kromozom anomalisi Down sendromudur. Down sendromlu bir bebeğe sahip olma riski 20 yaşındaki bir kadın için 1530’da 1’den 44 yaşındaki bir kadın için 30’da 1’e yükseliyor. Bu nedenle tüm anne adaylarının ikili ve üçlü testlerden geçmesi çok önemlidir.

ultrason

Detaylı ultrason muayenesi yardımıyla bebeğin vücudunda yapısal veya fiziksel bir kusur olup olmadığı kontrol edilir. Bu nedenle ultrason taraması ihmal edilmemeli ve düzenli aralıklarla yapılmalıdır.

Şeker yükleme testi

Diyabet gelişiminin en yüksek düzeyi gebeliğin 24-28. döneminde ortaya çıkar. Şeker yükleme testi haftalar ve haftalar arasında yapılmalıdır. Tüm hamile kadınların 75 gram şekerle OGTT (oral glukoz tolerans testi) testini yaptırmaları önerilir. Hamilelik sırasında ortaya çıkabilen gestasyonel diyabet, şeker testi ile teşhis edilir. Gestasyonel diyabet, hormon artırıcı etkisi nedeniyle hamilelik sırasında ortaya çıkan şeker hastalığıdır. Hastalık 100 hamile kadından 6’sında görülür.

kalp

Kalp krizi nasıl önlenir?

Yaşam tarzınızda küçük değişiklikler yapmak, uzun ve sağlıklı bir yaşamın anahtarı olabilir! Sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmek isteyen kalp hastalarının yakınlarına da büyük sorumluluklar düştüğü unutulmamalıdır. Kalp hastalığıyla nasıl başa çıkılacağına dair küçük ipuçlarını sizin için deşifre ettik! İşte kalp krizini önlemenin yolları…kalp

  1. Doğru yaşam alanını seçin

Çevre kirliliğine ve gürültüye karşı en etkili korunma yöntemi iyi bir yaşam alanı seçimi olacaktır. Mümkünse şehrin gürültüsünden uzak durun ve sakin şehir ve/veya mahallelerde yaşayın bu kendinize yapabileceğiniz en büyük hizmet olacaktır. Hayatınızı bu kadar kökten değiştiremiyorsanız, evinizi havaalanlarından, demiryollarından, otoyollardan ve ana caddelerden uzak tutmanız vücudunuzun maruz kalacağı kirlilik ve gürültü miktarını azaltmada büyük rol oynayacaktır. j) Yaşadığınız yeri değiştiremiyorsanız, evi havalandırırken ses izolasyonu kurabilir, gürültü önleyici kulaklık kullanabilir ve saate dikkat edebilir ve zorlu çevre koşullarını kontrol edebilirsiniz.

  1. Sağlıklı yiyecekler yiyin.

Genel sağlığınızın yanı sıra kalp sağlığınızı da korumak için sağlıklı besinler yemelisiniz. Sebze, meyve ve lif açısından zengin, doymuş yağ ve kolesterol oranı düşük bir diyet yapın. Yüksek tansiyona neden olabilecek tuz alımınızı sınırlandırmalısınız. Yüksek tansiyon, kolesterol ve kan şekeri seviyeleri kalp sağlığında çok önemli rol oynar. Kolesterolünüzü en uygun seviyeye düşürmek için sıvı ve katı yağlar gibi hayvansal yağlardan mümkün olduğunca kaçının; Zeytin, ayçiçeği, mısır, soya gibi bitkisel yağları tercih etmelisiniz. Diyetinizde kırmızı et yerine balık, hindi ve tavuk gibi beyaz etleri tercih etmelisiniz; az yağlı veya az yağlı süt ve süt ürünleri yemeli ve sakatat, işlenmiş et gibi gıdalardan uzak durmalısınız. Öte yandan, bitkisel protein içeren fasulye, mercimek ve bezelye gibi kolesterol içermeyen kaynakları da eklemelisiniz. Meyve ve sebzeler kalp koruyucu maddeler içerdiğinden düzenli olarak meyve ve sebze tüketmeyi alışkanlık haline getirmelisiniz.

  1. Düzenli egzersiz yapın.

Düzenli egzersiz, kalbinizi, kemiklerinizi ve kaslarınızı güçlendirirken sizi kalp hastalığı ve kalp krizi riskinden koruyacaktır. Ancak burada unutulmamalıdır ki 35 yaşından sonra egzersiz çok fazla efor gerektiriyorsa kalp hastalığı riskinin dikkatle izlenmesi gerekir. Çoğu insan için ideal egzersiz uzun yürüyüşlerdir. Kötü kan kolesterolünüzü yakmak için 5 km’lik mesafeyi 45 dakikada hızlı bir şekilde yürüyebilirsiniz. Egzersiz sırasında göğüs ağrısı, halsizlik, kramplar ve nefes darlığı gibi şikayetler yaşıyorsanız mutlaka ara vermeli ve en kısa zamanda kardiyoloji uzmanına görünmelisiniz.

  1. Stresten uzak durun.

Üstelik iş hayatı zaman zaman büyük bir stres kaynağına dönüşebiliyor. İyi stresin günlük yaşamda yaşam kalitesini iyileştiren itici bir güç olduğu bilinirken, iş yerindeki stres insan sağlığını olumsuz etkiler. Stresörler karşısında stres hormonları yükselir, bu da kan yoğunluğunun artmasına ve dolayısıyla kalp krizi riskinin artmasına neden olur. Tüm bu nedenlerle, şiddetli stres altındaki kişilerin periyodik olarak kapsamlı bir kalp muayenesinden geçmeleri tavsiye edilir. Stresi azaltmak ve enerjinizi dengelemek için düzenli egzersizi hayatınızın bir parçası haline getirin. Öte yandan, işte enerjinizi düşüren insanlarla etkileşimlerinizi sınırlayarak ve önceliklerinizi belirleyip buna göre hareket ederek iş hayatınızdaki stresleri kontrol edebilirsiniz.

  1. Bel ölçünüze dikkat edin.

Karın çevresinde yağ birikiminin kardiyovasküler hastalık riskini artırdığı unutulmamalıdır ve bel çevresi kadınlarda 88, erkeklerde 102 santimetreyi geçmemelidir. Fazla kilolardan nasıl kurtulacağınıza dair bir plan yapmalı ve bunu akılcı bir şekilde uygulamalısınız. Bunun için öğün aralarında atıştırmayı bırakmalı ve fast food yemelisiniz. Yavaş ve istikrarlı bir şekilde kilo vermenin daha sağlıklı ve daha kalıcı bir yöntem olduğu bilinmektedir. Kilo vermek; Kontrollü kilo kaybı, kan basıncını, kan şekerini, kan yağını ve erken ölüm riskini düşürdüğü için sağlıklı bir yaşam tarzı için çok önemlidir.

  1. Kontrol ihlali

Ailenizde kalp hastalığı öyküsü varsa kilonuzu kontrol edemezsiniz, şeker hastalığınızı ve/veya yüksek tansiyonunuzu kontrol edemezsiniz. kan lipidleri ve tansiyon gibi alışkanlıklar eşlik ediyorsa düzenli olarak tansiyon ölçümü yapılmalı; Birinci derece akrabalarınızda bu tür hastalıklar görüldüyse mutlaka fizik muayene yapılmalı ve önlemlere azami dikkat gösterilmelidir.

  1. Alkol tüketimine dikkat edin.

Sınırlı alkol tüketimi ile iyi kolesterolü yükselttiği bilinen kırmızı şarabı tercih edebilirsiniz. Ancak uzmanlar günde 1 bardaktan fazla tüketilmesini önermemektedir. Aşırı alkol tüketimi kalp krizine neden olmada önemli bir faktör olduğundan, genetik olarak kalp krizi riski taşıyan kişiler alkol tüketmemelidir. Kırmızı şarabı sevmiyorsanız veya risk altındaysanız, kalp koruyucu maddeler içeren üzüm çekirdeklerini veya toz ve/veya kapsül şeklinde diyetinize öğütülmüş üzüm çekirdeğini dahil edebilirsiniz.

  1. Sigarayı bırakın.

Kalp krizini önlemenin en kesin yolu sigarayı bırakmaktır. Sigara, günümüzde değiştirilebilir risk faktörleri arasında en önemli faktör olarak kabul edilmektedir. Amacınıza kendi başınıza ulaşamıyorsanız, kesinlikle profesyonel yardıma ihtiyacınız olacaktır.

  1. Psikolojik destek alın.

Psikiyatristinizle hastalığınızı, ailenizi veya çevreyle ilgili sorunlarınızı tartışabilirsiniz. Bu uzman, psikolojinizde organik hastalık, bu durumda kalp hastalığının neden olduğu bozuklukları araştırır ve size özel hizmetler sunacak ve fiziksel bedeninizdeki zihinsel krizlerin ve hastalıkların araştırılması, teşhisi, tedavisi, izlenmesi ve önlenmesinde size destek olacaktır. hastalık veya ameliyatın gerekli olduğu durumlarda.