Aylık arşivler: Mart 2017

diz ağrısının sebepleri, diz ağrısı nasıl geçer, diz ağrısını geçirme

Diz Ağrısı Nedenleri Nelerdir?

Diz ağrısı neden oluştuğuna geçmeden önce, dizin yapısı hakkında biraz bilgi sunalım. Diz, 3 bölümden oluşan bir eklem. İç bölüm, dış bölüm ile diz kapağının kalça kemiği ile buluştuğu bölgedir. Bu bölgelerden herhangi birinde meydana gelen rahatsızlıklar diz ağrısına yol açabiliyor. Diz ağrısının nedeni yaralanmalar, dejenerasyon, artrit ile nadiren görülen enfeksiyon veya kemir tümörleri olabiliyor. Aynı zamanda dizler, romatizmal hastalıkların (100’den fazla) en fazla görüldüğü eklemlerdendir.diz ağrısının sebepleri, diz ağrısı nasıl geçer, diz ağrısını geçirmeBursit: Toplumuzda bursa adıyla bilinmekte olan ve özellikle eklemleri koruyan sıvı dolu keseciklerin minderlerin aşırı kullanımı sonucunda bükülme ile düşme gibi nedenlerden dolayı tahriş oluşabilir ve bunun sonucunda dizde ağrı ile şişlik görülmektedir.

Menisküs: Kaval kemiği ve kalça kemiği arasında amortisör görevi gören, lastik benzeri kıkırdak, sert, ters bir hareketle (dizin bükülmesi gibi) zarar görebilir ve bunun sonucunda diz ağrısı oluşur.

Patellar Tendinit: Bir ya da daha fazla tendonu iltihaplanması olan ‘tendinit’ diz ağrısına neden olabiliyor. Kayak ile bisiklet sporu gibi dizlerin yoğun olarak kullanıldığı sporları yapanlarda ‘patellar tendinit’ riski daha fazladır.

Dizin Hareketinin gerçekeşmemesi: Kimi zaman yaralanma veyahut kıkırdak hasarı sonucunda küçük bir parça kemik ya da kıkırdak koparak eklem bölgesinde, bir noktaya bağlı olmadan dolaşmaya başlamaktadır. Bu kıkırdak ya da kemik dizin hareketini engellemediği sürece herhangi bir soruna neden olmamaktadır. Dizin hareket edebilmesini sağlayan kısımlara sıkışırsa hareket zorlaşır sonrasında diz ağrısı görülebilir.

Diz Kitlenmesi: Bu durum kıkırdak yırtılması nedeniyle oluşuyor. Yırtılan kıkırdak, diz eklemi içine doğru hareket ederek eklemin hareketini tam olarak yapmasını engellemektedir.

Kalça ya da Ayak Ağrısı yapar: ayaklarda veya kalçada meydana gelen ağrılar yürüyüş biçiminizi değiştirmenize ve dizlere normalden daha çok yük bindirmenize yol açabiliyor. Bunun sonucu olarak diz ağrısı yaşamanız kaçınılmaz olur.

Diğer Nedenler ise;

  • Iliotibial band sendromu
  • Osgood-Schlatter hastalığı
  • Chondromalacia patella
  • Osteokondritis dissekans

Görüldüğü gibi diz ağrısının birçok farklı nedeni olabilir ve dizinizde şişlik, ağrı varsa nedeninin belirlenmesi için vakit kaybetmeden doktora görünmeniz gerekmektedir. Doktor, doğru teşhis için röntgen filmi, MR istenebilir. Bu dönemde dizinizi dinlendirmek, dize binen yükü azaltmak için bandajlamak, ağrıyı hafifletmek için buz kompresi yapmak, otururken dizin altın yastık koyup yüksek tutmak işe yarayacaktır.

isme çek yazma, hamiline çek yazma, çek neden yazılır

İsme Ve Hamiline Çek Nedir?

Çek bir ödeme aracıdır. Her ne kadar çekte vade olmasa da yanı bankaya verildiğinde, anında ödenmesi gerekse de ticari hayatın içinde vadeli olarak kullanılır. İtibar kaybı yaşamak istemeyen, çeki düzenleyen her keşideci firma veya şahıs ile lehtar yani alacaklı firma veya şahıs çekin üzerinde yazılan tarihte tahsil edilmesi, ödenmesi hususuna büyük hassasiyet gösterir. Günümüzde etkisi ve kullanımı, kredi kartı kullanımının yaygınlaşmasından sonra azalmış olsa da halen ticari bir ödeme aracıdır. Çek kıymetli bir evraktır ve bankalara hitaben yazılmıştır. Türk Ticaret Kanununa göre de şekillenmiştir.isme çek yazma, hamiline çek yazma, çek neden yazılırİsme Yazılı Çek

Türk Ticaret Kanununda çekin şekil şartları açıkça belirtilmiştir. Bu şartlardan birisi de çekin ön yüzünde bulunan çekin kime ödeneceği yani alacaklı bilgisidir. Çekler iki çeşit düzenlenir. Bunlardan birisi de nama yazılı diğer bir deyişle isme yazılı çektir. İsme yazılı çek ne demektir? Sorusunun cevabı çeki bankaya tahsile götürdüğümüzde kimin tahsil edeceğidir. Çeklerde meblağı tahsil edecek kişiye lehtar denir. Ve isme yazılı çeklerde lehtarın adı yazılır. Yani alacaklı kim ise, bu şahıs olabileceği gibi şirket veya kurumda olabilir. Onun adı yazılır ve o kişiden başkası ciro etmez ise çeki tahsil edemez.

Hamiline Çek

Ticaret kanununa göre çeklerin iki çeşit düzenlendiğinden daha önce bahsetmiştik. Bunlardan diğeri de Hamiline yazılan çeklerdir. Günümüzde kullanılan çeklerin büyük bir çoğunluğu hamiline olarak düzenlenmiştir. Buna neden olan en büyük sebeplerden birisi de devir bakımından nama yazılı yani isme yazılı çekten daha kolay devredilebilmesidir. Kolay devredilebiliyor olması isminden de anlaşılacağı gibi hamiline düzenlenmesinden kaynaklanıyor. ‘’Hamili’’ kelimesinin anlamı elinde bulunduran; üzerinde taşıyan demektir. Hamiline çek; çeki taşıyan kişiye ait olması anlamına gelir. Çekin lehtar kısmına hamiline yazıldığı zaman çeki elinde bulunduran herhangi bir kişi, şirket veya kurum çeki bankaya götürüp tahsil edebilir. Veya ticari borç alacak ilişkilerinde bir ödeme aracı olarak kullanabilir. İsme yazılı çek olmadığı için çeki ciro etmesine gerek yoktur. İsme yazılı çek ile hamiline yazılı çek arasındaki tek fark birinde alacaklı kişinin yani lehtarın belli olması diğerinde ise çeki elinde bulunduran herhangi bir kişi emrine düzenlenmiş olmasıdır.

bebeklerde diş çıkarma, diş çıkarma dönemi, bebeklerdeki diş çıkarma zamanı

Bebeklerde Diş Çıkarma Dönemi

Bebek dünyaya geldikten sonra anne babaları bebeğin uykusu, bakımı, beslenmesi, diş çıkarması gibi oldukça zorlu süreçler beklemektedir. Özellikle bebeklerde diş çıkarma dönemi hem bebek hem de aile açısından uzun ve sancılı bir dönemdir. Bebeğin sürekli huzursuzlandığı bu dönemde anne babalar çok endişelenmektedir. Diş çıkarma süresi bebekten bebeğe değişmektedir. Bebeklerin dişleri ortalama 6 ve 7. aylarda çıkmaya başlar. Ancak bazı bebeklerin dişleri daha erken çıkmaktadır. Bazılarının ise bir yaşında veya bir yaş üstünde diş çıkardığı görülmektedir. Tüm dişlerin çıkması yaklaşık üç yaşına kadar devam etmektedir.bebeklerde diş çıkarma, diş çıkarma dönemi, bebeklerdeki diş çıkarma zamanı

Bebeklerde Diş Çıkarma Dönemi Belirtileri

Diş çıkarmak bir hastalık olmamakla birlikte bazı hastalıkların belirtileri bu dönemde ortaya çıkabilir. Her bebekte karşımıza çıkmasa da hafif burun akıntısı, 2-3 gün süren ishal, ateşin artması, ağız kenarında oluşan kızarıklık ve kuruluk, iştahsızlık, uykusuzluk ve huzursuzluk bebeklerde diş çıkarma dönemi belirtileri içinde yer alır. Ancak bu belirtilerin şiddetli olmasını bebek diş çıkarıyor diye önemsememek yanlış bir tutumdur. Her yüksek ateş bebeğin diş çıkardığı anlamına gelmez. 38 0C’yi geçen yüksek ateş ya da belirtilerin üst seviyede görülmesi durumunda bebeğin bir çocuk doktoruna muayene ettirilmesi gerekir.

Bebeklerde Diş Çıkarma Döneminde Neler Yapılmalı

Bebeklerin diş çıkarma dönemini rahat geçirmesi için ebeveynlerine de bazı görevler düşmektedir. Bebeklerde diş çıkarma döneminde neler yapılmalıdır? Bebeğin dişleri bu dönemde kaşınmaktadır. Bu nedenle bazı bebekler parmaklarını sürekli ağzına sokarak bu ihtiyacı gidermeye çalışmaktadır. Bunu önlemek için ne çok yumuşak ne de çok sert, bebeğin rahatlıkla koparamayacağı, solunum yoluna kaçma tehlikesi olmayan ince uzun havuç, pırasa, taze soğan, kereviz sapı verilerek bebeğin gevelemesi sağlanabilir. Bu tür yiyecekler diş etlerini rahatlatabilir. İçi jel dolu, dondurulabilen ya da plastik diş kaşıyıcı ürünler kullanılabilir ancak bunların sağlık açısından tehdit oluşturmayan ürünler olmasına dikkat edilmelidir. Ayrıca eczanelerde satılan damak jelleri doktor tavsiyesi ile kullanılabilir. Diş çıkarırken bebeklerin diş etlerinde şişme ve hassasiyet oluşur. Katı gıdaları istemeyebilir. Yumuşak ve sıvı gıdaları tercih edebilir. Bu yüzden katı yiyecek yemesi için bebeği zorlamamak gerekir.

saç rengi nasıl açılır, saç rengini açma, saç rengi açma yöntemleri

Saç Rengi Açmanın Doğal Yolları

Mutfağınızda bulunan ve ya aktarlardan temin edebileceğiniz pek çok farklı malzeme ile saçlarınızı birkaç ton açabilmeniz mümkün olur. Biz de bu sebeple evde kolaylıkla uygulayabileceğiniz mucizevi tarifi sizler için bir araya toparladık.

Limon ile Su Karışımı

Her evde hemen her zaman bulunan limon gıda ürünü olması dışında başka alanlarda da kullanılabilir. Bu farklı kullanım alanlarından biri de saçlardır. Tek yapmanız gereken bir bardak limon suyu ile bir bardak suyu karıştırıp nemli saçlarınıza sürmek ve güneşin altında vakit geçirilmesidir.

Bu uygulama sırasında dikkat etmeniz gereken bazı noktalar ise;

  • Karışım içerisinde yer alan limon suyu ve suyun miktarları eşit olmalıdır.
  • Karışımı bir sprey şişesine koyarak sprey şeklinde saçınıza uygulayınız. Fakat eğer kullandığınız eski bir şişe ise daha önce içerisinde ne olduğuna dikkat etmeniz gerekir. Özellikle de daha önce içerisinde herhangi bir kimyasal madde yer almışsa şişenin tamamen bu maddeden arındığına emin olmalı ve ya en doğrusu başka bir şişe kullanılması gerekir.
  • Uygulama öncesi saçınızı ıslatmalı ve sonrasında suyunu alınarak nemli saça karışımı uygulayınız.saç rengi nasıl açılır, saç rengini açma, saç rengi açma yöntemleri
  • Eğer ki, mümkünse saçınızı en son birkaç gün önce şampuanlamış olmanız daha iyidir. Böylece saçınızdaki doğal yağlar saçınızı limon suyunun zararlarına karşı koruma sağlayacaktır.
  • Eğer saçınızda belli bölgeleri açmak isterseniz pamuk ile sadece bu bölgelere karışımı uygulamalısınız. Ya da özellikle daha fazla açılmasını istediğiniz yerlere daha fazla sprey sıkınız.
  • Karışımdan bir miktar saç köklerinize de uygulamanız gerekir. Böylece saç kökleriniz saçınızın geri kalanından koyu renkte kalmaz.
  • Güneş sayesinde saçlarınız daha fazla açılır, ancak yine de saçınızın zarar görmemesi için 60 dakikadan fazla güneşte kalmamanız faydalı olacaktır.
  • Saçlarınız için güneşten faydalanırken cildinizi güneşe karşı korumaya özen gösteriniz.
  • Eve gelince saçlarınızı durulamalısınız ve limon suyunun verdiği yapışkanlık geçtikten sonra şampuanınızı ve saç kreminizi uygulayınız.
  • Saçınızı kurutma makinesi ile kurutmayarak, limon suyunun kurutucu etkisine karşı saçınızı korursunuz. Kurutma makinesi yerine saçınızın doğal olarak kurumasını tercih ediniz.
ayakkabı bağcığı temizleme, ayakkabı bağcıkları nasıl temizlenir, bağcık temizlerken nelere dikkat edilmeli

Ayakkabı Bağcıkları Nasıl Temizlenmesi Gerekir?

Ayakkabınızı ne kadar iyi kullansanız da pek çok etken kirlenmesine sebep olur. Yağmur ve kar, çamurlu yerler, havada uçuşan tozlar, yakıt dumanları ayakkabınıza gün içinde yapışır ve böylelikle bağcıklarınızı kirletmektedir. Ayakkabı bağcıklarını çamaşır makinesinde temizleyebilirsiniz lakin makinenin parçalarının arasına kaçabileceği için delikli bir kesenin içine konulması doğru olur. Bağcıklarınız açık renkse beyazlarla ve koyu renkse renklilerle yıkamanız gerekir. Bağcıklarınızın rengi akıyor mu diye öncesinden kontrol etmeniz de fayda var çünkü diğer çamaşırlarınızın boyanmasına neden olur.ayakkabı bağcığı temizleme, ayakkabı bağcıkları nasıl temizlenir, bağcık temizlerken nelere dikkat edilmeli

Açık renkli bağcıkların temizliği

Uzun süre temizlenmeyen ve ya çamur gibi zor geçen lekelere maruz kalan açık renkli bağcıklarınızı, tıpkı beyazlarınız gibi çamaşır suyunda bekletiniz. Sıcak suyun içine bir miktar çamaşır suyu dökün daha sonra bağcıkları içine koyun ve bir gün bekletiniz. Ertesi gün elinizde doğal bir sabunla yıkayınız. Kimyasal ürünler kullanmak istemiyorsanız bağcıklardaki mikrobu kırmak ve ya bağcığı beyazlatmak için çamaşır suyu yerine sirkeli su tercih edilebilir. Ilık bir suya yarım çay bardağı sirke ekleyin ve 5-6 saat bekletiniz. Sudan bağcıkları alırken elinizle biraz çitileyin sonrasında doğal bir sabunla yıkayınız. Tıpkı ilk aldığınız gibi parlak ve tertemiz bağcıklara sahip olabilirsiniz.

Karbonatla ayakkabı bağcıklarını temizlemek!

Ayakkabı bağcıklarını sıcak suyun içinde bir dakika kadar bekletiniz. Bağcıklarınızı elinize alın ve üstüne bir tatlı kaşığı karbonat dökünüz. Karbonatın bağcığa iyice geçmesi için ovalamanız gerekir.  Birkaç dakika bağcığınızı çitiledikten sonra soğuk bir sirkeli su hazırlayın ve onun içine bağcıklarını koyunuz. Yarım saat bekletin ve kurumaya bırakınız.

Bağcıklarınızı bulaşık deterjanıyla temizleyin!

Bulaşık deterjanı yemek artıklarını ya da yağı çözebilen güçlü bir temizleyicilerden biridir. Yukarıdaki formülleri denediğiniz halde bağcıklarınızda istediğiniz temizliği yakalayamadıysanız bir de bulaşık deterjanını denemenizi öneririz. Ayakkabı bağcıkları temizlemek için ilk önce sıcak suda bağcıklarınızı birkaç dakika bekletin. Ardından elinize aldığınız bağcıkların üzerine bulaşık deterjanı dökün ve ovalamaya başlayınız. İyice köpürene kadar ve bağcıklar deterjanı emene kadar çitilemelisiniz. Farka inanamayacaksınız.

göz altı morluklarına çözüm, göz altı morlukları nasıl geçer, göz altındkai morlukların çaresi

Göz Altındaki Mor Halkalara çözüm!

Göz altındaki mor halkalar her kadın için bir kabusu olmuştur. Bu yüzden bu mor halkalar iyice yerleşmeden önce önlem almak gereklidir.

Göz Altındaki Mor Halkalar Ve Tedavi Yolları

  • Göz altındaki mor halkalardan kurtulmak için en basit yöntem temiz bir pamuk ile ıhlamur kompresi yapılmasıdır.
  • Bir diğer popüler yöntemde taze inciri ikiye bölerek mor halkaların üzerine koymak ve bu şekilde bir süre dinlenmesini sağlayın.
  • Gerek mor halkalardan gerekse de aynı zamanda göz altı şişliklerinden kurtulmak için patates suyundan faydalanmalısınız. Patatesin suyunu çıkarttıktan sonra bu suyun içerisine temiz bir pamuk batırın ve halka ile şişliklerin üzerine kompres yaparak uygulayınız.
  • Ya da 100 gram kadar kuşburnunu iyice kaynatınız. Daha sonra iyice süzün ve cildinize güzelce uygulayın. Bu yöntem sayesinde aynı zamanda göz altı torbalarından da kurtulmuş olursunuz.göz altı morluklarına çözüm, göz altı morlukları nasıl geçer, göz altındkai morlukların çaresi

Derin Morluklarına Çözüm!

  • Çok derin gözaltı morluklarını geçirmezseniz bir süre sonra cildinizde sarkma olayı dahi başlayabiliyor. Bu yüzden eğer gözaltı morluklarınız çok derin ise aşağıdaki tedavi yöntemlerini uygulayınız.
  • Biraz sinir otunu bir kabın içerisinde temiz su ile iyice demleyiniz. Daha sonra temiz bir pamuk ile ve mutlaka karışım soğuduktan sonra cildinize yedirerek sürün ve bir süre gözlerinizi dinlendirmelisiniz.
  • Ya da biraz ebegümeci ile biraz papatya ve birazda gül ile kantaron otunu iyice demlemelisiniz. Sonrasında temiz pamuk yardımı ile cildinize uygulayınız. Ancak hazırlamış olduğunuz bu karışım kesinlikle göz ile direk olarak temas etmemesi gerekir.
  • Yukarıdaki bu iki yöntem sayesinde gerek gözaltında meydana gelen morluklardan kurtulacak gerek de gözaltındaki sarkma başlangıcı ya da sarkmalar tamamen yok olur.
  • Bu yöntemlerden hangisini seçerseniz seçin mutlaka kür halinde uygulama yapınız.

Gözaltı Morlukları Oluşmasın!

  • Morlukların oluşmamasından emin olmak için mutlaka cildinizi sürekli olarak tonik ve ya süt ile düzenli olarak temizleyiniz.
  • Seçtiğiniz peeling ürününün cildinizin yapısına uygun olduğundan emin olmalısınız.
  • Cildinize düzenli olarak buhar banyosu yaptırmalısınız.
  • Cildinize uygun aralıklar ile serum desteği vermelisiniz.
  • Özellikle gözaltı maskelerini ihmal etmeyiniz. Haftalık olmasa da en az aylık gözaltı maskelerinden birini uygulayınız.