Kategori arşivi: Annelere Özel

justify

Hamile Gecelik Modelleri

Kadınların en özel anlarından olan hamilelik ve doğum anlarında kendilerini rahat hissetmeleri oldukça önemlidir. Özenli doktor ve hastane seçimi gibi büyük ve önemli seçimlerin yanı sıra anne adaylarının oda seçimi, doğum öncesinde ve doğum sonrasında kıyafet seçimi gibi daha ufak seçimlerin de anne adaylarının kendini iyi hissetmeleri için oldukça önemlidir. Doğum başladıktan sonra hastaneye yatırılan anne adaylarının doğum sancısı çekildiği sırada oldukça rahat gecelikler tercih etmesi gerekmektedir. Pamuklu modeller içinden seçilmesi gereken hamile gecelik aynı zamanda etekli olarak seçilmelidir. Etekli olması muayene açısından oldukça kolaylık sağladığından mutlaka pamuklu ve etekli modeller doğum öncesinde, sancı sırasında kullanılması gereken modellerdir.hamile bayan gecelikleri, hamile bayanlar için gecelik modelleri, hamile kadınlar için gecelik

Doğum olduktan sonra lohusa hassasiyetine uygun davranılması gerektiğinden annelerin kendilerini fiziksel açıdan koruması gerekmektedir. Doğum öncesinde kullanılan etekli takımların doğum sonrasında uzun pijamalı takımlarla değiştirilmesi vücudun ısısının koruması açısından önemlidir. Yine pamuklu kumaştan üretilen geceliklerin kullanılması gereken hamile gecelikleri mutlaka bir sabahlık ya da hırka ile desteklenmelidir. Doğum sonrası kanamalar olabileceği için bu kanamalara uygun iç çamaşırları seçilmeli ve vücut ısısını normal seviyede tutacak, anneleri soğuk algınlığı gibi hastalıklardan koruyacak hamile gecelik modelleri tercih edilmelidir. Yalnızca doğum sırası ve doğum sonrasında değil yaklaşık 24 haftalık hamilelikten itibaren anne adaylarının beli sıkı olmayan, üşütmelere karşı çok ince olmayan kumaşlardan ve sentetik olmayan doğal kumaşlardan üretilen gecelikler tercih edilmelidir.

Gecelik ürünlerinde kullanılan kumaşlar en genel anlamda pamuklu kumaşlar olup bunun yanı sıra fantezi gecelik ürünlerinde ise daha çok saten ya da ipek kumaşlar kullanılmaktadır. Gecelik ürünü alınırken uyku boyunca vücutla temas halinde olacağı ve buna uygun olarak kumaşının ve kullanılan boyaların insan sağlığına zarar vermeyecek içeriklerde kullanılmasına dikkat edilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, gecelik seçiminde renk seçiminin de çok önemli olduğu, renk seçiminin de kullanım amacına uygun bir şekilde seçilmesi gerektiği belirtilebilir. Gecelik seçilirken dikkat edilmesi gerekenler arasında bir diğer husus da gecelik modelleri kullanım olarak rahat ve konforlu olmasıdır. Bu hayatın en önemli parçası olan uyku evresinin rahat ve verimli bir şekilde geçirilmesini sağlayacaktır.

bebeklerde öksürük şikayeti, bebekler neden öksürür, bebeklerin öksürüklerini geçirme

Bebeklerde Öksürük Neden Olur?

Genellikle yeni doğan bebeklerin bağışıklık sistemi tam olarak gelişemediği için hastalıklara yakalanma riski fazladır. Özellikle de öksürük ve buna benzer rahatsızlıklara daha sık yakalanıyorlar. Bebeklerde öksürük üst solunum yollarında meydana gelen bir rahatsızlık olabileceği gibi solunum yollarındaki yabancı bir maddeye tepki olarak da görülmektedir. Bebekteki öksürüğün neden oluştuğunu doktor tarafından tespit edilerek uygun tedavi yöntemleri uygulanarak geçirmek mümkün bir yöntemdir. Bebeklerde öksürük genellikle ıslak öksürük ve ya kuru öksürük şeklinde görülmektedir. Islak öksürük, vücut salgıları sonucu görülür. Bu durum bakteriyel bir enfeksiyondan kaynaklandığı için solunum yollarında salgı ve balgamın mikroplarla birleşerek öksürüğün oluşumunu kolaylaştırıyor. Kuru öksürük ise; grip, alerjik reaksiyonlar ve ya soğuk algınlığına bağlı olarak gelişir. Aslında öksürük vücudun göğüs ve ya boğaz bölgesindeki hava yollarının temizlenmesi ve korunması amacıyla gösterdiği önemli tepkilerdendir. Ancak ebeveynler bebeklerinin öksürüğünden endişelenip sık sık hekime başvurdukları hastalıkların başında geliyor. Bebeklerde öksürük için hangi durumlarda doktora gitmek gerekir gelin belirtelim;bebeklerde öksürük şikayeti, bebekler neden öksürür, bebeklerin öksürüklerini geçirme-Bebeğiniz 3 aydan küçükse beslenme problemleri yaşarsanız soluk alması da normalden hızlıysa ve 38,5 dereceden fazla bir ateş varsa kesinlikle doktorunuza danışmanız önerilmektedir.

-Öksürük nefes almasını güçleştirmekteyse yorucu ve ya hırıltılı bir öksürük bulunuyorsa,

-Bebeğiniz öksürürken çok zorlanıyor ve ya dudaklarda morarma oluşuyorsa,

-Bebeğinizde aniden öksürüğün başlaması ve ya onu takiben yüksek ateşin görülmesi durumlarında uzmana görünmelisiniz.

– Bebeğiniz 3 aylıktan büyükse ve özellikle 38,5 derece ateş 48 saatten fazla sürüyorsa hiç vakit kaybetmeden doktora başvurmalısınız. Bebeğin ateşinin fazla olmaması durumlarında ve ya bebeğinizin genel durumunda bir değişiklik gözleyemezseniz bu öksürük solunum yolları enfeksiyonu olabileceği için fazla endişelenmenize gerek bulunmuyor. Bu durumda çocuğunuzu gözlemlemeniz ve belirtilerin arttığı durumunda bir uzmandan yardım almalısınız.

-Bebeğiniz öksürdüğünde 40 ile 45 kez nefes alıp veriyorsa ve nefes alırken göğüs bölgesinde zorlanma görüyorsanız yine doktorunuza danışınız.

 -Bebeğiniz çok hasta görünmekteyse, neşesini kaybettiyse ve ya sıvı tüketiminde bile zorlanıyorsa ciddi bir durumdan şüphelenmelisiniz.

hamilelikteki baş ağrısını geçirme, hamilelik döneminde baş ağrısını geçirme, hamilelerde ortaya çıkan baş ağrısına çözüm

Hamilelikte Baş Ağrılarına Son!

Hamilelik sürecinde yaşanan baş ağrıları normal zamanlardan daha fazla görülmektedir. Özelikle de hamileliğin ilk dört ayında bu ağrılar artış gösterir ve zamanla daha az hissedilmektedir. Hamilelik döneminde karşılaştığınız bu baş ağrılarının en büyük etkenlerden biri yaşanılan gerginlik durumunun olmasıdır. Hamilelikle beraber hormon değişimleri, stres, yetersiz uyku, aşırı yorgunluk, yanlış beslenme, alerjiler ve ya depresyon gibi nedenler de bu baş ağrılarını tetikleyen diğer etkenler arasındadır. Şimdi, hamilelikte baş ağrıları nasıl geçer diyorsanız, Hamilelikte yaşadığınız baş ağrılarını hafifletmek ve önlemek için yapılacak bazı basit uygulamalar bulunmaktadır. Bunları uyguladığınızda yaşadığınız bu baş ağrılarından kolayca kurtulmanız mümkün olacaktır. Bu yöntemleri şu şekilde sıralayalım; Baş ağrılarınızı tetikleyecek etkenlerden uzak durunuz. Yediğiniz yiyecekler ve yaşam tarzınız baş ağrılarınızı tetikler. Bu sebeple bunları gözlemleyin ve nelerden kaçınmanız gerektiğini tespit ediniz. Gün içerisinde egzersiz hareketleri yapmayı ihmal etmemeye gayret gösterin. Her gün yürüyüş yapınız ya da aerobik egzersizleri yapmaya çalışınız. Eğer ki, stresli bir döneme girmişseniz bu durumda baş ağrılarını artış yaşattırır. Stres yönetimini iyi yapmanız gerekmektedir. Gün içinde birden fazla iş yapmayın ve her şeyi aynı anda yürütmeyi bırakarak zaman planlaması yapınız. Ruh halinizi düzeltecek şeyler yapmaya gayret etmeli ve zorlandığınız durumlarda çevrenizdeki kişilerden yardım almayı deneyiniz.hamilelikteki baş ağrısını geçirme, hamilelik döneminde baş ağrısını geçirme, hamilelerde ortaya çıkan baş ağrısına çözümKendinizi rahatlatma tekniklerini öğrenin ve bunları uygulayınız. Rahatlama teknikleri baş ağrılarınızı hafifletir ve önleyecektir. Bunun için derin nefes alma egzersizler ve yoga yapılabilir. Günlük beslenme düzeninizi kontrol edin ve sık ama azar azar yemek yemeye dikkat ediniz. Böylelikle beslenme kan şekerinizi düzenlemenize yardımcı olacak ve böylece baş ağrılarınızın geçmesini kolaylaştırır. Gün içinde bol miktarda sıvı tüketmeye özen gösteriniz. Vücudunuzun sıvı ihtiyacını karşıladığınız zaman kendinizi daha dinç ve sağlıklı hissedersiniz.  Hamilelikte baş ağrılarından kurtulmanın bir diğer yöntemi de uyku düzeninizi ayarlamanızdan geçmektedir. Düzenli bir uyku gün içindeki bitkinliğinizi giderdiği gibi baş ağrılarının da geçmesine yardımcı oluyor. Bu sebeple her zaman aynı saate yatmaya ve aynı saatte kalkmaya gayret ediniz.

çocukların örnek alışı, çocuklar annelerinden gördüğünü uygular, çocukların gördüğünü uygulaması

Çocuklar, Anne Babalarından Öğrendiklerini Hayatında Uygular

Yetişkinlik evrelerinde tüm bireylere sevgi ile yaklaşan, kendini iyi tanıyan, problemlerini barışçıl yollardan çözebilen, farkındalık sahibi duyarlı bireylerin yetişmesi için anne ve babanın gerekli ilgi ve sevgiyi çocuklarına aktarması gerekir. İnsan öğrenmeye açık bir varlıktır ve çevresinden gördüğü davranışları taklit etme eğilimdedir. Bu açıdan bakıldığında anne baba ve çocuk ilişkisi toplumun sağlam temeller üzerine oturmasının kilit taşıdır. Dünyaya yeni gelmiş olan bir birey ruhsal açıdan tamamen sıfır noktasından başlayıp tüm psikolojik ve ruhsal mekanizmaları düzgün çalışır halde hayata başlar. Bu noktadan sonra aile ve çevrenin etkisiyle psikoloji şekillenmeye başlamaktadır. Yetişkinlikte insan doğasında yer alan temel duygulardan hangisinin ağır basacağı açısından aile çocuk ilişkisi temel basamak olarak görülmektedir.çocukların örnek alışı, çocuklar annelerinden gördüğünü uygular, çocukların gördüğünü uygulamasıÇocuğun Annesinden İlk Beklentisi

Çocuğun ilk bağlılık duyduğu varlık annesidir. Dolayısıyla anne çocuk ilişkisi, kişiliğin oluşmasında ilk etkendir. Çocuk nerdeyse ergenlik dönemine kadar yoğun bir sevgi ihtiyacı içindedir ve bu sevgi özellikle anneden beklenmektedir. Ancak bu sevgi anneden alındığı zaman çocuğun bir üst seviyeye geçip olgunlaşabilmesi mümkün olabilmektedir. Anne sevgisi eksik olan bireylerde çevreye karşı güvensizlik, sürekli haksızlığa uğruyormuş gibi davranma sürekli şikayet ve yakınmalar görülmekte ve kimi zaman çocuk annesinden alamadığı sevgiyi ileriki dönemlerde dışarıdan alma çabalarına girmektedir.

Çocuğun Gözünden Baba

Baba figürü çocuğun kafasında 3 yaşından itibaren şekillenmeye başlamaktadır. İlk 3 yaşına kadar anne çocuk ilişkisi temelleri atılmakta bu yaştan sonra da baba çocuk ilişkisi inşası yapılmaya başlanmaktadır. Çocuğun babasının desteğini alması hayatı boyunca atacağı her adımda başarıyı elde edebilmesinin ilk basamağıdır. Bu basamağın aşılmasında çocuğa gerekli sinyalleri vermek babanın en büyük sorumluluğudur.

bebeklerde diş çıkarma, diş çıkarma dönemi, bebeklerdeki diş çıkarma zamanı

Bebeklerde Diş Çıkarma Dönemi

Bebek dünyaya geldikten sonra anne babaları bebeğin uykusu, bakımı, beslenmesi, diş çıkarması gibi oldukça zorlu süreçler beklemektedir. Özellikle bebeklerde diş çıkarma dönemi hem bebek hem de aile açısından uzun ve sancılı bir dönemdir. Bebeğin sürekli huzursuzlandığı bu dönemde anne babalar çok endişelenmektedir. Diş çıkarma süresi bebekten bebeğe değişmektedir. Bebeklerin dişleri ortalama 6 ve 7. aylarda çıkmaya başlar. Ancak bazı bebeklerin dişleri daha erken çıkmaktadır. Bazılarının ise bir yaşında veya bir yaş üstünde diş çıkardığı görülmektedir. Tüm dişlerin çıkması yaklaşık üç yaşına kadar devam etmektedir.bebeklerde diş çıkarma, diş çıkarma dönemi, bebeklerdeki diş çıkarma zamanı

Bebeklerde Diş Çıkarma Dönemi Belirtileri

Diş çıkarmak bir hastalık olmamakla birlikte bazı hastalıkların belirtileri bu dönemde ortaya çıkabilir. Her bebekte karşımıza çıkmasa da hafif burun akıntısı, 2-3 gün süren ishal, ateşin artması, ağız kenarında oluşan kızarıklık ve kuruluk, iştahsızlık, uykusuzluk ve huzursuzluk bebeklerde diş çıkarma dönemi belirtileri içinde yer alır. Ancak bu belirtilerin şiddetli olmasını bebek diş çıkarıyor diye önemsememek yanlış bir tutumdur. Her yüksek ateş bebeğin diş çıkardığı anlamına gelmez. 38 0C’yi geçen yüksek ateş ya da belirtilerin üst seviyede görülmesi durumunda bebeğin bir çocuk doktoruna muayene ettirilmesi gerekir.

Bebeklerde Diş Çıkarma Döneminde Neler Yapılmalı

Bebeklerin diş çıkarma dönemini rahat geçirmesi için ebeveynlerine de bazı görevler düşmektedir. Bebeklerde diş çıkarma döneminde neler yapılmalıdır? Bebeğin dişleri bu dönemde kaşınmaktadır. Bu nedenle bazı bebekler parmaklarını sürekli ağzına sokarak bu ihtiyacı gidermeye çalışmaktadır. Bunu önlemek için ne çok yumuşak ne de çok sert, bebeğin rahatlıkla koparamayacağı, solunum yoluna kaçma tehlikesi olmayan ince uzun havuç, pırasa, taze soğan, kereviz sapı verilerek bebeğin gevelemesi sağlanabilir. Bu tür yiyecekler diş etlerini rahatlatabilir. İçi jel dolu, dondurulabilen ya da plastik diş kaşıyıcı ürünler kullanılabilir ancak bunların sağlık açısından tehdit oluşturmayan ürünler olmasına dikkat edilmelidir. Ayrıca eczanelerde satılan damak jelleri doktor tavsiyesi ile kullanılabilir. Diş çıkarırken bebeklerin diş etlerinde şişme ve hassasiyet oluşur. Katı gıdaları istemeyebilir. Yumuşak ve sıvı gıdaları tercih edebilir. Bu yüzden katı yiyecek yemesi için bebeği zorlamamak gerekir.

Gebelikte Aşerme Etkisi

Gebelikte karşımıza çıkan kavramlar vardır. Bu kavramlardan bir tanesi de hiç şüphesiz ki aşermektir. Anne adayının ister tatlı ister tuzlu hatta bazen hem tatlı hem tuzlu yiyecek ya da içecekleri fazlasıyla canı isteme sonucu ortaya çıkardığı kavrama aşermek deniyor. Bu tabi ki esprili olan tanımı. Aşermek anne olmayı bekleyen bir kadının bazı yiyeceklere fazlaca duyduğu düşkünlüktür. Bazen turşu suyu, bazen karpuz, bazen pasta, bazen çikolata bazense balık çekebilir canları. Hatta turşu ve baklavayı aynı anda isteyebilirler. Bunun bir sonu yok anlayacağınız.gebelikte aşerme, hamilelikte aşerme, aşermenin nedenleriBazen de tam tersi olup yiyeceğe düşkünlüktense, tiksinme duygusu devreye girer. Gebelikte anne adayları gebelik süresince en azından bir yiyeceğe düşkünlük gösterirler. En çok çikolata, pasta gibi tatlı yiyecekler aşerilmektedir.

Gebeler neden aşerir? 

Aşermenin nedenleri bilimsel olarak kanıtlanamamıştır. Yapılan araştırmalar sonucunda genel olarak tüketilen besinlerdeki eksikliklerin ya da mineral ve vitaminlere duyulan gereksinimin artmasıyla bu gereği gidermek için vücudun bu gıdalara karşı  gerek duyduğu düşünülmektedir. Yine araştırmalar sonucunda erken gebelikte oluşan östrojen, progesteron ve HCG gibi hormonların artmasıyla merkezi etkilerin özellikle beyinde tesir ettiğini öne vurmuştur. Ayrıca bazı gebe kadınlarda ani tiksinme ya da bazı baskın tatları yemeyi istememe durumu da ortaya çıkabilir. Bu anne adayının kimi yiyeceklerin tadını ve kokusunu farklı algılaması, gebelikle ilgili hormonel değişikliklerin bir sonucu olarak meydana çıkar.

Hangi gıdalar daha çok aşeriliyor?

Sağlıklı gıdaların uygun miktarda alınması devam ettiği sürede, bazı zamanlar aşerme normal bir süreçtir. Eğer, özellikle sağlıklı olmayan besinlere aşerme yoğun bir seviye halindeyse (çikolataya, tatlılara  aşırı düşkünlük gibi) bu gıdaları fazla tüketmemeye çalışmak ve daha sağlıklı alternatiflere yönelmek gereklidir. Fazlaca şeker tüketimi, çok kilo almanıza ve dişlerde sorunlara sebep olur. Tatlılar, dondurma, turşu, meyveler, tavuk, et, baharatlı yiyecekler, süt ürünleri ve tatlı tuzlu karışımı olan alternatifler en çok aşerilen besinlerdir.

Gıda dışı aşerme var mı?

Kimi anne adaylarında gıda dışı aşermeler de gelişebilir. Bunlara kil, tebeşir, sabun gibi örnekler vermek mümkündür. Böyle aşermeler mineral zehirlenmelere ya da ölümcül sonuçlara neden olabilir.

Anne ve çocuk arasındaki ilişki nasıl olmalı?

Çocuğunuz ile hamilelik süresinde başlayan ilişkiniz doğum sonrasında giderek daha da artmakta ve muhteşem bir bağ oluşmaktadır. Annelerin çocuklarına karşı duymuş olduğu sevgi ve şefkati yeryüzünde kimse kimseye karşı duymamaktadır. Annelerinin bu sevgi ve şefkatleri ile büyüyen çocuklar da aynı şekilde annelerine karşı muhteşem bir sevgi beslemektedirler. Çocukların yetiştirilmesinde en önemli şey unutulmamalıdır ki sevgidir. Ancak sadece anne sevgisi değil baba sevgisi de yine çocuğun gelişiminde oldukça önemli bir faktördür.anne ve çocuk, anne ve çocuk ilişkisi, çocuk ilişkisiÇocuklar dünyaya gözlerini açtıklarında ilk annelerini görürler, ilk annelerinin kokusunu alırlar ve ilk annelerini severler. Her zaman anneleri ile çok daha fazla vakit geçiren çocukların da örnek aldığı kişiler hep anneleri olmaktadır. Bu sebeple çocuğun gelişiminde ve yetiştirilmesinde de annelerin üzerine düşen görevler oldukça fazladır.

Peki, anneler sağlıklı bir çocuk için neler yapmalıdır?

Anneler çocuklarının psikolojik açıdan sağlıklı olabilmesi için öncelikle sevgisini mutlaka göstermeli ve dile getirmelidir. Bunun yanı sıra çocuğuna karşı her zaman şefkat dolu olmalı ve sakin olmalıdır. Çocuklar henüz yaşları küçük olduğu için birçok yanlış yapabilmelidir. Zaten yanlış yaparak doğruyu öğrenmektedirler. Çocuklar yanlış yaptıkların anneleri onları azarlamak veya kızmak yerine, yaptığı yanlışı tıpkı bir yetişkine anlatır gibi çocuğuna anlatmalı ve açıklamalıdır. Bu şekilde çocuk da annesini ve diğer insanları dinlemeyi öğrenir ve doğruyu kendi kendisine öğrenmektedir.

Bununla beraber annelerde sıklıkla görmüş olduğumuz hatalardan biri de çocuğuna karşı aşırı duyarlı olma ve kıyamama içgüdüsüdür. Çocuğuna kıyamayıp her dediğini yapan annelerin çocukları da ileride oldukça şımarık ve bencil olacağı için hem çevresine hem de yine anne ve babasına karşı oldukça yanlış davranışlar sergileyecektir. Bu nedenle çocuğunuza her zaman hayır demeyi öğretmeniz gerekmekte olup her dediğini yapmamalısınız.

Boşanmış annelerin çocukları

Aile içerisinde anne ve baba arasında her zaman her şey muhteşem gidemeyip ayrılıklar gerçekleşebilmektedir. Ancak bu gibi durumlarda da önemli olan çocuğun anne ve babasının kavgasını ve tartışmasını görmemesi ve bu ayrılıktan olabildiğince az etkilenmesidir. Çocuğun az etkilenmesi için de annesini de babasını da her zaman görebilmeli ve ne anne sevgisinden ne de baba sevgisinden mahrum yetişmelidir.

BEBEKLERİN GÖZÜ ÇAPAKLANINCA NE YAPILMALI?

Bebekler her anne ile babanın göz bebeğidir ve onların sahip oldukları herhangi bir sağlık sorununun bu nedenle de tüm aileyi olumsuz etkilediği morali düşürdüğü ve umutsuzluk yarattığını hepimiz biliyoruz. Sağlıklı, dinç, zeki ve sevgi dolu bir bebek sahibi olmayı isteyen ebeveynlerin karşılaşabilecekleri ve muhtemelen olarak telaş edebilecekleri sorunlardan bir tanesi ise bebeklerin gözlerinde çapaklar meydana gelmesi ya da buna bağlı sulanmaların oluşması durumudur. Bebeklerdeki göz çapaklanmasının birçok sebebi mevcuttur fakat bunlardan en fazla rastlanılanı gözyaşlarının transfer edildiği kanallarda gerçekleşen tıkanıklık sorunlarının yaşanmasıdır. Bilhassa enfeksiyon kapması durumunda oldukça riskli olan bu konuda aynı zamanda da ilk aylarda kolayca müdahale edilebilir olsa dahi zaman ilerledikçe ameliyat yönteminden başka bir yöntemle tedaviye izin veremeyebilir. Çocuğunuzda böyle bir sorun gözlemlediğiniz anda doktorunuza başvurmanız onun göz sağlığını koruyabilmek adına oldukça önemlidir.bebeklerde göz çapaklanması, göz çapaklanması, çapak

Doğumun ardından çoğunlukla herhangi bir sorun olmadan tamamen açılan bu gözyaşı kanalları kimi zamanlarda kapalı kalabilmekte ve bu genellikle sadece tek bir gözde meydana gelmektedir. Toplumda genel olarak %25 oranında rastlanan bu sorun kısa süre içinde tedavisi sağlanmazsa mikrobik hastalıklara davetiye çıkararak ciddi bir sağlık tehdidi haline gelebilmektedir. Bilhassa burun köküne baskı yapıldığında iltihap çıkması gibi durumlarla karşılaşıldığı zaman rahatsızlığın ilerlemiş olduğu ve acil müdahale gerektirdiği kesin olur. Eğer ki doğru zamanda teşhis edilirse göz damlaları ve ya bazı masaj teknikleri yardımıyla çok fazla oranlarda çözülen bu sorunun tüm sulanma ve çapaklanma problemlerini ortadan kaldırdığı biliniyor. Bu hususta ise çocuğunuzun gözlerinde meydana gelen çok sık ve ya büyük orandaki çapakları küçümsememeli ve ev işi çözümlere başvurmanız gereklidir. Özellikle de bebeğin gözlerini çayla silmek gibi yalnızca geçici olarak işe yarayan yöntemlerin uygulanmasında uzun vadede hastalığın ilerlemesine sebep olur.

Tedaviye geç kalındığı zaman operasyon mecburi hale gelebilir ve gözyaşı kanallarının açılması için kanallara sokulan sıvı ya da tellerden tutun da daha geniş çaplı ameliyatlara kadar çeşitli yöntemler mevcuttur. Bebek gözlerindeki çapaklanma tabii ki yalnızca tek bir soruna değil aynı zamanda ise göz kapaklarındaki göz korneasındaki ya da çevre bölgelerdeki farklı sorunlara da işaret edebilmektedir. Böylelikle durumların tekrarlaması halinde doktorunuza bildirmekten çekinmemeli ve uygun tedavinin gerçekleşmesini sağlamanız gerekir.

Bebeğin Zeka Gelişimini Etkileyen Faktörler

Yeni evlenen çiftlerin en büyük hayallerinden biri çocuk sahibi olmaktır. Bu amaçlarına ulaşmak için gayret gösteren anne ve baba adayları en nihayetinde amaçlarına ulaşır ve bebek sahibi olurlar. Bu alamadan sonra ise anne-baba olarak çocuklarının zeki bir birey olmasını isterler. Her çocuğun zeka seviyesi birbirine göre farklıdır. Ancak genel kanı da her birey kendi çocuğunun normal zeka seviyesinden üstte olmasını ister. Zeka açısından geride kalan bir çocuk biraz sorunlu olabildiği için ailelerin en büyük isteklerinden bir tanesi zeki çocuk sahibi olmaktır. Nitekim hamilelik zamanlarında yapılan bazı hatalardan dolayı bebeklerin zeka seviyesi olumsuz yönde etkilenebilmektedir. Hamilelik dönemini yaşayan bir anne bazı noktalara dikkat ederse çocuğunun zeka seviyesinde bir sorun oluşması ihtimali en aza inecektir. Hamileyken dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle sıralayabiliriz.Bebeklerde zeka gelişimi, zeka gelişimi, hamilelik zamanında bebek gelişimi

  • Sigara ve alkol kullanılmamalı: Sigara ve alkol kullanımı söz konusu ise anne adayı en azından hamilelik döneminde sigara ve alkolden uzak durmalıdır. Alkol ve sigaranın içerdiği zararlı maddelerin kan dolaşımı vasıtasıyla bebeğe ulaşması sonucunda olumsuz birtakım şeyler yaşanabilir. Yaşanabilecek olumsuzluklardan bir tanesi de bebeğin zeka gelişiminin olumsuz yönlü olarak etkilenmesidir.
  • Bazı gıdalardan kaçınılmalı: cıva, arsenik vb. gibi toksin maddeler içeren gıdalardan uzak durulmalıdır. Balık tüketimi hamilelik zamanında azaltılmalı bunun yerine dışarıdan omega takviyesi yapılmalıdır. Sağlıklı beslenilmesi bebeğin de kan dolaşımı yoluyla sağlıklı maddeler ile gelişmesini sağlayacaktır.
  • Stresten uzak durulmalı: Anne adayı hamilelik zamanlarında oldukça stresli ve sinirli olabilmektedir. Sürekli olarak üzerinde baskı hisseden, sinirli olan annenin hisleri bebeğin gelişimini henüz anne karnındayken dahi etkileyebilmektedir. Annenin stresi ve sinirli oluşu bebeğin de ilerleyen zamanlarda benzer şekilde davranmasına sebep olacaktır. Bu nedenden dolayı anne adayı hamilelik döneminde mutlaka sakin olmalı ve iyi olumlamalar ile hayatına devam etmelidir. Bebeğin zeka gelişiminin strese bağlı olarak sorunlu olmaması için bu gereklidir.

Annenize En Güzel Hediyeler

Mayıs ayının en güzel günlerinden biri yaklaşıyor. Birkaç gün sonra anneler günü kutlanacak. Dokuz ay boyunca bizleri karnında taşıyan, kendi ayaklarımızın üstünde duruncaya kadar ve sonrasında üstümüze titremeye devam eden o güzel kadınların en mutlu günlerinden biri olarak kutlayacağımız anneler gününe çok az bir süre kaldı. Aslında böyle günlerin kutlanması pek doğru değil. Çünkü anneler her gün anne, onlara bir gün değil her gün değer verilmeli, her gün mutlu edilmeliler. Ancak yine de yapacak bir şey yok. En azından olaya biraz diğer taraftan da bakılabilir. Her gün annelerimize gereken değeri verip, anneler gününde daha da fazla değer verebiliriz. Böyle davranılırsa anneler günü daha anlamlı olacaktır. Bu mutlu günde biz de dahil olmak üzere annelerimize verebileceğimiz birçok hediye vardır. Fakat hiçbir hediye bir evladın annesine sarılıp, onu ne kadar çok sevdiğini, onun ne kadar değerli olduğunu söylemenin üstüne çıkamaz. Tabii, siz ben bununla yetinmem bir de maddi bir hediye alacağım diyorsanız birkaç küçük hediye tavsiyesinde bulunabiliriz. Annenize alabileceğiniz birkaç hediye;Anneler günü, anneler günü hediyesi, annelere hediye

  • Tüm ailenin bir arada olduğu, en mutlu günleri içeren bir fotoğraf kolajı çalışması yaptırabilirsiniz. Doğduğunuz günden bugüne kadar annenizin sizin için yaptıklarını bir kolay çalışması ile resmedebilir ve daima bu zamanları hatırlayacağınızı belirten bir sevgi notu eşliğinde annenize hediye edebilirsiniz.
  • Klasik bir kişi gibi davranmak ve sıradan hediyeler almak istiyorsanız küçük ev aletleri işinizi fazlasıyla görecektir. Annenizin ihtiyacı olan bir küçük ev aleti satın alıp, anneler gününde takdim edebilirsiniz. Ancak bizim size tavsiyemiz böyle basit hediyeler almak yerine ona kendisini daha değerli hissettirecek bir hediye verin.
  • Annenizin en çok görmek istediği yere bir seyahat ayarlayabilirsiniz. Böylece hem onun istediği bir şeyi yapmış olursunuz hem de birlikte zaman geçirmiş olursunuz. Unutmayın bir insanın bir diğerine bağlanmasını sağlayan şey birlikte geçirilen keyifli zamanlardır.
  • Eğer uzun bir süredir görüşmüyorsanız annenize sürpriz yapıp bir anda karşınıza geçip “ben geldim” deyip kocaman bir sarılış ve kocaman bir öpücük hediye edebilirsiniz. Bu biraz maddi değil de manevi bir hediye ama en etkilisi olacaktır.