hamilelikten sonra neler yapılmalı, hamilelik sonrasında anne bakımı

Hamilelikten Sonra Yapılması Gerekenler

Bebeğiniz doğduktan sonra yaşamı­nızda birçok değişiklik olacak. Aşa­ğıdaki genel bakışa bir göz atın böylece yeni bir anne olarak yaşamınıza başlar­ken neleri beklemeniz gerektiği konu­sunda bir fikriniz olur.

Hastanede

Kaslar doğum süreci ve doğumda sarf edilen çabadan dolayı ağrır. Kalçalarınız ağrır ve şişer. Ayrıca epizyotomi olduysa acıyabilir.hamilelikten sonra neler yapılmalı, hamilelik sonrasında anne bakımı

Sezaryen ameliyatı olduysanız veya tüplerinizi bağlattıysanız yaranız ra­hatsızlık verebilir.

Gerekli olduğunda hemşireyi çağırma düğmesini kullanın! Bebeğini ile bağınızı güclendirin

Kollarınızdaki mucizeyi beslemek (memeyle ya da biberonla) biraz kor­kutucu olabilir ama yakında bu işi bir profesyonelmiş gibi yapacaksı­nız!

Ağır kanama veya vajinadan büyük kan pıhtılarının gelmesi bir probleme işaret edebilir.

Yüksek veya düşük kan basıncı daha fazla test yapmak için bir neden ola­bilir.

Ağrı ilaçla hafıflemelidir. Eğer hafifle­mezse hemşireye söyleyin. 38°C’nin üzerindeki ateş endişe nedeni olabilir.

Ağlamanız ya da duygusal davran­manız normaldir.

Bebeğe sosyal güvenlik numarası ala­bilmek için gerekli belgeleri isteyin. Belgeleri doldurun ve gönderildiğin­den emin olun.

Dinlenmeye çalışın. Telefonunuzun kapatılması ve ziyaretçilerin sınırlan­masını isteyin.

Bebeğin doğumuyla 5-7,5 kilo vermiş olsanız bile geri kalan kiloları verme­niz biraz zaman alacak. Enerjinizi yüksek tutmak için ve emziriyorsanız süt üretimi için iyi beslenin. Doğumda yaşadığınız duygu ve düşüncenizi kaydedin veya yazın .Eşinizi de aynısını yapması için teşvik edin. Bebek bakımı konusunda hastanedeki videoları izleyin. Personelden açıkla­ma veya yardım isteyin.

Pediatrınızın ismini, adresini ve tele­fon numarasını alın. Sorular sorun ve hastanedeki hemşire­lerden ve personelden yardım alın. Eşiniz ile birlikte hastane odasından çıkın ve yürüş sağlayın. Aile olabilmek için eşiniz ve çocuğunuz ile bir bağ kurun

botoks nedir, botoks uygulaması, botoks iğnesi

Botox Nedir?

Botox, BBB (Bakterium Bacillus Botulinum, yani Clostridium Botulinum) bakterisinden elde edilen bir tür zehirdir.  Sinir uçlarından kaslara uyarının geçmesine engel olur. Botox zehri verildiği bölgedeki sinirin kasa yakın, genişlemiş ucuna girerek sinir uyarısının iletilmesini sağlayan aracı maddelerin (asetilkolin) boşluğa boşalmasını engeller. Bu maddeler ara boşluğa boşalamayınca uyarılar da kasa geçemez ve kas geçici olarak felç edilmiş olur.botoks nedir, botoks uygulaması, botoks iğnesi

Etki Süresi

Bu etki yaklaşık dört ila altı ay sürer. Botox yapıldıktan sonra birkaç gün içinde etkisini gösterir. Botox yapıldıktan sonra yüz arı sokmuş gibi şişmez. Belki birkaç küçük mor noktacık olabilir.

Botox Çeşitleri

Botulinum zehri, A tipi ve B tipi olmak üzere iki çeşittir. Genelde kullanılan Botox A tipidir.  Botox ve dysport A tipi, Neuroblock ise B tipi zehri içerir.

Uygulama

Botox kristalize toz halindedir. Kullanılmadan önce serum fizyolojik ile sulandırılır. Deri altına ve kasa yapılır. Alın bölgesine, özellikle iki kaş arasındaki kaslara ince iğne ile verilir.  iğneden sonra kısa bir süre alın bölgesine soğuk kompres yapılır. Böylece kaslarda olabilecek minik kanamalar önlenir.  Bazen bir şişe bir kişiye fazla gelebilir. Bu durumda iki kişiye bölünerek kullanılabilir.

Kullanıldığı Durumlar

Yüz ve boyundaki kırışıklıklar Şaşılık

Göz tikleri – seğirmeleri Migren

Boyun eğrilikleri (tek taraflı kas kasılmasına bağlı) Koltukaltı terlemeleri

Yan Etkileri

Gözkapağında düşüklük

Alt gözkapağında aşağı düşme

Baş ağrısı

Solunum yolu enfeksiyonları

Bulantı

Kimlere Botox Yapılmaz

Kas güçsüzlüğü olanlara (Myastenia Gravis)

Kalp enfarktüsü geçirmişlere

Sinir hastalığı olanlara

Hamilelere

Çocuklara kesinlikle uygulanmaz.

Nasıl Etki Eder?

Botox sinir uçlarına girer. Bu uçlardan boşalarak uyarıları kasa geçiren maddelerin sinir-kas kavşağına boşalmasını engeller. Böylece uyarılar iletilemez. Kaslar da geçici bir süre felç olur. Alttaki kaslar çalışmayınca üstteki kırışıklar da azalmaya başlar. Botox bir dolgu maddesi değildir. Yani kırışığın altını doldurmaz.

göz kapağı estetiği, göz kapağı estetiği nasıl yapılır, göz kapağı estetiği yaptırma

Göz Kapağı Estetiği

Göz kapakları yüz ifademiz de yaşı en çok ortaya çıkaran, hafif sarkmaların ve deri fazlalıklarının bile yorgun görünüme neden olduğu yüzün özel bölgelerinden biridir.

Hem üst kapaklar hem de alt kapaklar ayrı ayrı veya birlikte değerlendirilebilir. Bazen genetik nedenlerle erken yaşlarda bile sarkma ve torbalanma şeklinde sorunlar ortaya çıkabilmektedir.göz kapağı estetiği, göz kapağı estetiği nasıl yapılır, göz kapağı estetiği yaptırma

Göz kapağı estetiği ameliyatına ihtiyacı olan kişilerin ilk yapması gereken şey mutlaka bir estetik cerraha muayene olmalarıdır. Çünkü her problem cerrahi müdahale gerektirmeyebilir. Göz kapaklarının durumuna göre size cerrahi veya ameliyatsız Plexr Soft Surgery göz kapağı estetiği işlemi ve Thermage CPT göz uygulaması önerilebilir. Göz küresi kafatası içinde göz boşluklarında ve yağ yastıklarının üzerinde bulunur. Yaşın ilerlemesi, genetik nedenlerle bu yağ yastıkçıklarının öne hareketi gözaltı torbalanmasına neden olabilir. Bu durumunda çok iyi değerlendirilmesi gerekmektedir. Çünkü bu durumun yağ yastıklarının öne hareketinden mi yoksa çevre yumuşak dokunun azlığından mı kaynaklandığının birbirinden ayrılması gerekmektedir. Eğer çevre yumuşak dokunun azlığından kaynaklanıyorsa yine ameliyat edilmeden düzeltilebilir. Bu bölgelere hacim ilave edilmesi problemi tamamen ortadan kaldırır. Bu amaçla yapılabilecek işlem bio-expander uygulamasıdır.

Göz kapaklarının estetik müdahalesi lokal anestezi altında rahatlıkla yapılabilen, 1,5-2 saat süren, ağrı sızı oluşturmayan bir cerrahi işlemdir. Bu estetik operasyon için 5-7 gün gibi bir süre ayırmanız yeterli olacaktır. Göz kapağı estetiği ameliyatı ile gözaltı torbalarınız, gözaltı fazla olan sarkmış cildiniz, üst kapaklarda ki fazla olan katlantılarınız, üst kapak iç kısmındaki torbalanmalarınız birlikte düzeltilebilmektedir.Ankara da göz kapağı estetiği ameliyatı olmaya karar verdiyseniz kliniğimiz arayarak randevu alabilir veya mail yoluyla iletişime geçebilirsiniz.

saç rengi açma, saç rengi açma yöntemleri, saç rengi nasıl açılır

Basit Saç Rengi Açma Yolları

Sizlere evinizde saç renginizi nasıl açabileceğinizi ve pratik saç rengi açma yollarını bu yazımızda anlatıyoruz.

SAÇ RENGİ NASIL AÇILIR ?
Saçımın Rengini Nasıl Açabilirim ? ve Saçımın Rengini Açmak İçin Ne Yapmalıyım ? tarzındaki sorular dünyadaki tüm bayanların sürekli olarak yakındığı ve muzdarip olduğu bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.  Bu soruna çözüm bulmak ise oldukça zorlu ve stresli bir işlemdir diyebiliriz. Çünkü doğal saç açıcıları bulmak çoğu zaman imkansız ve zor gibi durmaktadır. Bulunmadığı takdir de saçlarımızın yanma ve yıpranma gibi tehditlerle karşı karşıya olduğunu hepimiz çok iyi biliriz. Bu durumla savaşmak elbette ki bayanların korkulu rüyası olmuştur. Bu nedenle de saç rengi nasıl açılır konusunda sizlere yardımcı olmak adına elimizden ne geliyorsa sizlerle paylaşmaya hazırız.Saç rengi açıcı solüsyonlar, saç açıcı kimyasal maddelerden ziyade daha çok doğal yöntemlerin tercih edilmesi elbette doğru bir seçim olacaktır. Ancak bazı durumlar da yani çok fazla koyu olan saç renklerinde doğal saç açıcı maddeler çok fazla fayda sağlamaya biliyor. Bu nedenle de bu maddeleri kullanmak mecburiyetinde kalabiliyoruz. Bu nedenle de seçebileceğiniz en zararsız saç açıcı solüsyonları elde etmeniz sizler için çok yararlı olacaktır. Böylece daha az zararla saçlarınızın kurtarıcı olabilirsiniz.saç rengi açma, saç rengi açma yöntemleri, saç rengi nasıl açılır

Saç Rengini Açıcı Maddeler

Saç Rengimi açmak için hangi maddeleri kullanabilirim ? ve Saç Rengini Açan maddeler nelerdir ? tarzındaki arayışlarınıza hemen yanıt verelim. Bu işlemleri gerçekleştirebileceğiz bir çok madde bulunmaktadır. Bunların bir kısmını elbette ki kuaförler de sık sık görmüşsünüzdür. Ancak bunların dışında bir de yurt dışında kullanılan saç açıcı maddeler bulunmaktadır. Saç açıcı madde konusunda en önde gelen ürün elbette ki oriel olacaktır. Bunun dışında bir de papatya, bal vs. gibi doğal ürünlerle saç açma teknikleri bulunmaktadır. Eğer daha az kimyasal kullanmak zorunluluğunda hissediyorsanız kesinlikle bu yöntemleri tercih etmeniz sizler için bir hayli iyi olacaktır.

Doğal Yöntemlerle Saç Açma 

Papatya ile Saç Rengi Nasıl Açılır ?

Herkesin de bildiği gibi papatyalar çok güzel çiçekler olmasının yanı sıra çok iyi bir saç açıcı madde olarak karşımıza çıkmaktadır. Papatya ile saç nasıl sarartılır, papatya ile saç nasıl açılır, papatya ile saç açma ve papatya ile saç rengimi nasıl açabilirim ? sorularına yanıt arayanlara izlemesi gereken yolları adımı adımına anlatacağız. Öncelikle Papatya ile saç rengi açmak için aktarlardan bir miktar bu bitkiden satın almalısınız. Hemen ardından ise bir tencere de bu papatyaları bir miktar su ile kaynatıyorsunuz ve sonraki adım olarak soğumasını bekliyorsunuz. Papatya suyu soğurken sizler de saçlarınız yıkayıp kremleyerek hemen ardından bu karışımı saçlarınıza iyice yedirerek uyguluyorsunuz. İlk adımdan saçlarınız bir miktar açılacaktır. Bu işlemleri 2 haftada bir yinelediğiniz taktirde saçlarınızın doğal yöntemlerle açma yolundaki en büyük adımı atmış bulunuyor olacaksınız.

Limon ile Saç Rengi Nasıl Açılır ?

Limon ile saç rengimi nasıl açabilirim , limon ile saç rengi açma, limon ile saç rengi açma tarifi ve limon ile saç rengi nasıl açılır ? tarzındaki konularda bilgi edinmek isteyenler oldukça doğru bir yerdesiniz. Bu işlem oldukça basit ve bir o kadar da en sağlıklı ve en doğal yöntem olarak bilinmektedir. Ancak bu işlemleri yapabilmek için biraz güneş ışığına ihtiyaç duyacaksınız. Bu nedenle de yaz aylarında saç açmak için en doğal yöntem limon kullanmak olacaktır. Limon ile saçlarınız açmak istiyorsanız öncelikle 1 bardak limon suyunu 3 bardaki suya ekliyorsunuz ve koyu saç renginize çok iyi bir şekilde yediriyorsunuz ve güneşli bir yerde saçlarınız kurutuyorsunuz. Bu işlemin sonucunda gözlerinize inanamayacaksınız.

Bal ile Saç Rengi Nasıl Açılır ?

Bal ile saç rengi nasıl açılır, bal saç rengi açar mı, bal ile saç rengi açanlar bu işlemi nasıl gerçekleştiriyorlar ? sorularına sizleri aydınlatmak amacı ile oldukça net yanıtlarla karşınızdayız. Bu işlem diğer doğal saç açma yöntemlerine göre biraz daha uğraştırıcı olacaktır. Çünkü 7 ila 8 işlem sonucunda saçlarınız hafif hafif açılma gösterecektir. Bal ile saç açma tarifi ise şu şekildedir. Öncelikle bir miktar saç kremi elde etmeniz gerekmektedir. Daha sonra ise bu kremi bir miktar yani göz kararı bir ölçümle has arı barı ile karıştırmalısınız. İyice saçlarınız uyguladıktan sonra saçlarınız kapatın ve 7 saat civarı bu şekilde bekleyiniz. İşle bittiğinde gördüğünüz manzaraya çok şaşıracaksınız.

Bira ile Saç Rengi Nasıl Açılır ?

Doğal yöntemlerle saç açma teknikleri arasında en basit ve en kolayı bira ile saç açma tekniğidir. Bira ile saç rengimi nasıl açabilirim. Bira ile saç açanlar hangi yöntemleri uyuluyor ve bira ile saç rengi açma nasıl yapılır ? eminiz ki en çok merak ettiğiniz sorulardır. Tek yapmanız gereken bir miktar bira elde edip bunu saçlarınıza sürmek olacaktır. Hemen ardından ise biraz güneşte beklemek. Saçlarınızdaki açılmaya inanamayacaksınız.

C Vitamini ile Saç Nasıl Açılır?

C vitamini ile saç açma teknikleri sizler için belki biraz daha masraflı olacaktır ama doğal saç açma yöntemleri arasında en yararlı seçim budur diyebiliriz. İlla ki sorularınız arasında C vitamini ile saç nasıl açılır, C vitamini saça faydaları, C vitamini saçı uzatır mı, C vitamini ile saç nasıl açılır ve C vitamini ile saç açma nasıl olur tarzındaki cümleler vardır.  Hemen bir eczaneden 10 tablet C vitamini alıyorsunuz ve bunu şampuanla beraber ezip mükemmel bir karışım oluşturuyorsunuz. Ardından her duşa girdiğiniz da saçlarınız bu karışımla iyice yıkıyorsunuz ve bir kaç hafta sonunda C vitamini ile saç açma mucizelerine tanık oluyorsunuz.

izsiz meme ameliyatı, iz bırakmadan meme ameliyatı, meme ameliyatı yapımı

İzsiz Meme Estetiği

Estetik cerrahi alanında iz kalmadan yapılan ameliyatlara gün geçtikçe ilgi artmaktadır. Yapılan ameliyatın anlaşılmaması ve iyileşme sürecinin daha kısa olması bu yöntemin tercih edilme sebebidir. Estetik ameliyat sonrası iz kalmaması, ameliyat için kısıtlı vakti olan kişilerin yoğunlukla tercih ettiği bu yöntem sayesinde, iş kadınları, sanatçılar ve topluma mal olmuş kişiler ameliyat sonrası kısa zamanda günlük hayatına dönme imkanı bulmaktadır.izsiz meme ameliyatı, iz bırakmadan meme ameliyatı, meme ameliyatı yapımıAmeliyat sonrasında meme yapısının natürel görünmesi, ameliyata dair her hangi bir izin bulunmaması bu yöntemin en büyük avantajıdır. İzsiz meme büyütme ve dikleştirme operasyonları konusuna giren iki yöntem bulunmaktadır. Birinci yöntem, 1-2 mm kalınlığında olan iğne gibi ince kanüller yardımı ile giriş yeri belli olmayacak kadar küçük olan hücresel meme estetiğidir. İkinci yöntem ise, koltuk altı yada göbek deliğinden girilerek gerçekleştirilen endoskopik estetik ameliyat yöntemidir. İkinci yöntemde göbek deliğinde veya koltuk altında küçük izler kalsa bile bu izlerin göğüs ameliyatı olduğuna dair belirtisi olmamaktadır. Kansere yatkın kalıtsal genler olan BRCA-1 ve BRCA-2 aktif olan kişiler haricinde hücresel olarak meme büyütme yada dikleştirme ameliyatları ile bir beden büyütme yapmak mümkündür. İnsan vücudunda bulunan yağ dokularının diğer tüm dokulardan daha fazla kök hücreye sahip olması nedeniyle, hücresel olarak meme içerisine verilecek kök hücrelerin meme dokusuna dönüşme imkanı vardır. Bu yağ hücreleri bulundukları yerde onarım yapma özelliğine sahiptir. Kişinin kendi yağ dokularından alınan kök hücrelere vücut yabancı olmadığından herhangi bir alerjik reaksiyon göstermesi de önlenmektedir. Bu dönüşüm sayesinde bir iki yıllığına geçici olarak meme büyütme ve dikleştirme yapılabilmektedir.

Meme, hem erojen bir bölge olması hemde süt vermesinden dolayı duyu kaybı olmaması gerekmektedir. Endoskopik yöntemle koltuk altından yada göbek deliğinden yapılan uygulama ile silikon yerleştirilmesinde her hangi bir duyu kaybı olmamaktadır.

çayların sağlığa etkisi, çayların vücuda etkileri

Çaylar ve Etkileri

Çay deyince bizler genellikle siyah çayı anlarız. Çay Camelia Sinensis isimli bir bitkinin yapraklarından elde edilir. Yeşil çay, beyaz çay, siyah çay gibi çeşitleri vardır. Çayları farklı kılan üretim aşamasındaki işlemlerdir. Siyah çay üretilirken birçok işlemden geçer. Fermente edilir, bir çeşit mayalanır. İçerisindeki faydalı olan antioksidan miktarları azalır, rengi değişir, ayrı tad ve aroma alır.çayların sağlığa etkisi, çayların vücuda etkileri

YEŞİL ÇAY; ise az bir işlemden geçer ve içerisindeki faydalı maddelerde(antioksidanlarda) azalma olmaz. Onun için yeşil çay daha çok faydalıdır. Çay bitkileri dışında onlarca doğal bitkiden bitki çayı alarak faydalanılmaktadır. Bir çok bitki içerdiği flavonoid yönünden C vitamininden daha fazla antioksidan özelliklere sahip olabilmektedir. Bazı çaylarda ise serbest radikalleri tutma özelliği çoktur. Ve hücre yaşlanmasına (anti-aging) sağlığa katkıları önemlidir. Çayda bulunan kafeinde önemlidir. Günde 1 litreyi aşmayacak şekilde çay içilebilir. Çay içtikten 1-1,5 saat arasında kanda kafein en yüksek seviyeye ulaşır. Kılcal damarların genişlemesine ve kanın hareketini hızlandırarak kişilerin canlı olmasını ve yorgunlukların azalmasını sağlar.

Çaya hassas olanlar (tansiyonu olanlar) demli ve çok çay içmemeleri gerekir. Kafein vücuttan böbrek yoluyla 6-12 saatleri arasında idrarla atılır.

Çayda bulunan faydalı bileşikler arasında flavoneller, glikozitler, vitaminler (B1-B2-PP-nikotenik asit-pantotenik asit ) C vitamini ve esansiyel yağlar (uçucu maddeler) vardır. Karışık antioksidan içerikli bitki çaylarının sağlığımız yönünden faydaları ise kısaca şöyledir.

1- Düzenli olarak en az 3 ay takip edilen bir programla az yağlı düşük kalorili sebze ve meyve ağırlıklı bir beslenmede düzenli olarak günde 1-1,5 litre arasında içilen çayın damarların iç yapısını teşkil eden tabakasından zamanla iyileşme yenilenmeler olduğu uzmanlarca tespit edilmiştir.
2- Damar sağlığını tehdit eden zararlı LDL kolesterolün oksitlenmesini azaltır.
3- Kan yağlarında azalmalar yaparak kanın vizkozitesini azalmasına yardımcı olur. Dolaylı olarak tansiyonun çıkmasını engelleyebilir.

Zamanla karışık bitki çayları içmeye devam edilirse damar içerisindeki kan hücrelerinin birbirine yapışması (pıhtı) önlenir. Damarların sertleşmiş plakalarla ve pıhtılarla tıkanması ciddi anlamada azaltılmış olacaktır. Bazı çay çeşitleri de anti-iltihapsal, sedatif, uyarıcı antiseptik özellikleri vardır.Kansere karşı koruyucu özellikleri olan ağız sağlığı ve dişleri koruyan bileşikler içerir.

Çayın hazırlanmasında ;
1- Çay nemsiz, kuru , kaliteli olmalıdır.
2- Suyumuz iyi olmalıdır. Klorlu sudan kaçınılmalı tatlı su, şişe suyu olmalıdır.
3- Demlenecek demlik porselen olmalıdır.
4- Su kaynadıktan sonra biraz dinlendirilmeli, ısısı az düşmeli içerisinde varsa kireçler dibe çökmeli ve demleme işlemi yapılmalıdır.
5- Çaydanlığın altındaki su kaynaması kısık ateşte beklenirken demlik onunun üzerine konmalı ve buharla demlenmesi sağlanmalıdır.
6- Demleme süresi 10-15 dakikayı geçmemelidir ve yarım saat içerisinde tüketilmelidir. Fazla bekletilmemelidir. Çayımıza tatlandırıcı koyacaksak, pekmez, bal, marmelat gibi tatlılardan koyulmalı. Değilse koymadan içmeliyiz.

Kullandığımız çayların bir kısmından salatalarımızı, yemeklerimizi tatlandırırız. Kekik, nane, biberiye, zencefil gibi.

Diğer sitemizdeki yazılarımıza da göz atabilirsiniz: http://www.yeterbence.com/

meme büyütme ameliyatı, meme büyütme ameliyatı yapımı, meme büyütme operasyonu

Meme Büyütme Ameliyatı

Erişkin çağa gelmiş genç kız ve kadınlarda göğüs volumunun vücut konturlarına göre küçük ya da asimetrik oldğu memelerde gündeme gelir. Küçük göğüslerin egzersiz veya hormon tedavisi ile büyütülmesi söz konusu değildir. Göğüsleri büyütmek, asimetrik göğüsleri simetrik hale getirmek için meme protezleri kullanılır. meme büyütme ameliyatı, meme büyütme ameliyatı yapımı, meme büyütme operasyonuBunların dışında, birkaç doğum sonrası, memede atrofi ve sarkma olması, cerrahi meme hastalıkları nedeniyle mastektomi yapılanlarda da meme protezi kullanarak göğüs büyütme işlemi yapılır. Meme protezleri; içinde silikon jel bulunan silikon keseler veya serum fizyolojikle şişirilen silikon keseler şeklindedir. Meme protezi ile göğüs büyütme işlemi, hastanın bölgesel muayene bulgularına göre yapılır. Buna göre protez ya meme glandı arakasına ya da pectoralis majör kası altına yerleştirilir.Meme protezi uygulaması ile, meme kanserinin gelişmesi arasında kanıtlanmış bir ilişki yoktur. Meme protezi yerleştirilen memelerde süt verme problemi olmaz. Meme protezi uygulamalarında komplikasyonlar; protez etrafında yabancı cisim reaksiyonuna ait fibröz kapsüler kontraktür olması, protezin yerleştirilmesi sırasında yapılan keşiden kaynaklanan duyu estetik burun bozuklukları, protez yerleştirilmesindeki hatalara bağlı protezin yer değiştirmesi, enfeksiyon, yaranın açılması ve protezin açığa çıkması, serumla şişirilen protezlerde zamanla volum kaybı olmasıdır.

doğum kontrol yöntemleri, bariyer doğum kontrol yöntemleri

Bariyer Doğum Kontrol Yöntemleri Nelerdir?

Bariyer doğum kontrol yöntemleri erkeklerdeki vücut sıvısının kadın rahmine akmasını engelleyen yöntemlerdir. Bu yöntemler arasında kondomlar, servikal kapaklar, diyafragma, süngerler ve dental seks kondomu yer almaktadır.doğum kontrol yöntemleri, bariyer doğum kontrol yöntemleri

Erkek Ve Kadın Kondomları

Erkek kondom erkek penisine takılan ve kadın kondomu da vajina içerisine yerleştirilen doğum kontrol yöntemleridir. Bu kondomlar erkek sıvısının kadın rahmine girmesini engeller. Bu kondomlar bir kullanımlık olup reçetesiz birçok noktada satılır. Ayrıca lateks erkek kondomları cinsel yolla bulaşan rahatsızlıklara karşı da koruma sağlar.

Diyafragma

Diyafragma reçeteli satılan bir doğum kontrol yöntemidir ve mutlaka bir uzman tarafından uygulanmalıdır. Bu koni görünüşlü plastik disk serviks bölgesine yerleştirilir ve kenarları oldukça esnektir. Serviks bölgesini kaplayan diyaframa spermlerin rahime girişini engeller. Diyaframa serviks bölgesine yerleştirildikten sonra 6 saat süre ile koruma sağlar. Plastik serviks bölgesinde 24 saatten uzun süreli bırakılmamalıdır.

Dental Seks Kondomu

Dental seks kondomu oral-vajinal veya oral-anal seks süresince anüs ve dudak bölgesine yerleştirilen kondomlardır. Bu tür kondomlar cinsel yolla bulaşan rahatsızlık riskini azaltmada etkili değildir.

Servikal Kapaklar

Servikal kapaklar rahim ağzı bölgesine yerleştirilen yumuşak plastik bir kapaktır. Bu doğum kontrol yöntemi 48 saaten kadar koruma sağlar. Servikal kapakların 48 saaten uzun süreli kullanımı tavsiye edilmemektedir. Bunun nedeni kapakların kişide toksik şok sendromuna neden olma ihtimalidir.

Süngerler

Sünger rahim ağzı bölgesini kapayacak şekilde vajinaya yerleştirilen doğum kontrol yöntemleridir. Sünger 24 saaten akdar koruma sağlar. Süngerler cinsel ilişkinin ardından 30 saat içerisinde çıkarılmalıdır. Aksi taktirde kişide toksik şoka girme riski artar.

hamile kıyafetleri, hamile kıyafeti modelleri

Hamile Kıyafeti Modelleri 2019

Hamile Elbise Modelleri 2019 koleksiyonumuz ile sizlere Aralık 2012 itibariyle en son üretilen ve hamile bayanların en çok ilgi gösterdikleri hamile giyim elbise modellerini sunuyoruz. bir çok hamile bayanın hem rahatlık hem de şıklı ihtiyaçlarına ekonomik çözümler üreten Lc waikiki, hamile giyim kategorsininde diğer markaların bir adım önünde diyebiliriz. Bir lc waikiki mağazasına gittiğinizde bu koleksiyonumuzdaki hamile elbise modellerini ve daha bir çok farklı modeli görebilirsiniz. Lc waikiki yeni sezon hamile elbise modelleri için sitemizi takip etmeniz yeterli olacaktır. Bir çok farklı kategoride sizlere yeni sezon ürünleri sunmaya devam ediyoruz. Tabiki minik bebeklerin heyecanını yaşayan hanımların, aileler için sitemizde hamile giyim sektöründeki hamile elbise modelleri ve fiyatları konusunda yazılar yazmaya başlıyoruz. Daha sonraki paylaşımlarmızda sizlere bir çok farklı markanın hamile elbise modellerini sınmaya devam edeceğiz.hamile kıyafetleri, hamile kıyafeti modelleri

Lc waikiki hamile elbise modelleri 2012 2013 koleksiyonumuzda bulunan bu elbiseler Lc waikiki mağazalarında aralık 2012 itibariyle satın alabileceğiniz halen stoklarda bulunan modelleri kapsıyor. Tabiki yeni modeller üretildikçe sizlere siztemizden tanıtmaya devam edeceğiz.

Sizden isteğimiz beğendiğiniz ya da beğenmediğiniz hamile elbise modelleri konusunda aşağıda bulunan yorum bölümünden fikirlerinizi herkese duyurmanızdır. sizlerin yorumları bizlere paylaşım şevki verecektir. Lc waikiki hamile elbise modelleri 2012 2013 koleksiyonumuz ile sizleri başbaşa bırakıyoruz. Bizi takip etmeye devam edin.Hamile Elbise Modelleri 2012 2013 koleksiyonumuz ile sizlere Aralık 2012 itibariyle en son üretilen ve hamile bayanların en çok ilgi gösterdikleri hamile giyim elbise modellerini sunuyoruz. bir çok hamile bayanın hem rahatlık hem de şıklı ihtiyaçlarına ekonomik çözümler üreten Lc waikiki, hamile giyim kategorsininde diğer markaların bir adım önünde diyebiliriz. Bir lc waikiki mağazasına gittiğinizde bu koleksiyonumuzdaki hamile elbise modellerini ve daha bir çok farklı modeli görebilirsiniz. Lc waikiki yeni sezon hamile elbise modelleri için sitemizi takip etmeniz yeterli olacaktır. Bir çok farklı kategoride sizlere yeni sezon ürünleri sunmaya devam ediyoruz. Tabiki minik bebeklerin heyecanını yaşayan hanımların, aileler için sitemizde hamile giyim sektöründeki hamile elbise modelleri ve fiyatları konusunda yazılar yazmaya başlıyoruz. Daha sonraki paylaşımlarmızda sizlere bir çok farklı markanın hamile elbise modellerini sınmaya devam edeceğiz.

Lc waikiki hamile elbise modelleri 2012 2013 koleksiyonumuzda bulunan bu elbiseler Lc waikiki mağazalarında aralık 2012 itibariyle satın alabileceğiniz halen stoklarda bulunan modelleri kapsıyor. Tabiki yeni modeller üretildikçe sizlere siztemizden tanıtmaya devam edeceğiz.

Sizden isteğimiz beğendiğiniz ya da beğenmediğiniz hamile elbise modelleri konusunda aşağıda bulunan yorum bölümünden fikirlerinizi herkese duyurmanızdır. sizlerin yorumları bizlere paylaşım şevki verecektir. Lc waikiki hamile elbise modelleri 2012 2013 koleksiyonumuz ile sizleri başbaşa bırakıyoruz. Bizi takip etmeye devam edin.

akraba evliliği, akraba evliliği hastalıkları, akraba evliliği yapımı

Akraba Evliliği Nedir?

Akraba evliliği aynı soydan gelen kişilerin evlilik akdini gerçekleştirmesine denir. Yani bu kişiler aynı atadan gelmektedir soyları aynıdır ve aralarında kan bağı bulunmaktadır.

Toplum içerisinde görülen ortak gen yüzdesine göre, akraba evliliklerinde görülen kan bağı nedeni ile ortak genleri daha fazladır. Sadece babanın soyundan gelenlerle evlilik yapmak değil anne soyundan gelenlerle de evlilik yapmak akraba evliliğine girmektedir. Her iki durumda bazı hastalıkların meydana gelmesinde etkilidir. Özellikle yeni doğacak çocukların hayatları ile ilgili ciddi kararlar bu adımda atılmaktadır.akraba evliliği, akraba evliliği hastalıkları, akraba evliliği yapımı

Akraba evliliği yapanlarda zararlı genler ve çekinik genler üst üste gelerek hastalıklara meydan vermektedir. Bu durumda çakışan genler genetik hastalıkların habercisidir. Bu durum tabiki akraba evliliği yapan anne ve babanın çocuklarında ortaya çıkmaktadır. Eğer bu anne ve babadan doğacak bir çocuk örneğin; annenin taşıdığı bozuk geni değilde babanın taşıdığı sağlıklı geni alırsa çocukta sağlıklı olacaktır. Eğer anne ve babadan hem zararlı hem de sağlıklı geni alırsa çocuk taşıyıcı konumuna gelecektir.

Bu şekilde ki evliliklerde çocukların hastalıklı olma ihtimali çok yüksektir. Çünkü çocuk eğer anne ve babadan hastalıklı geni alırsa bu nedenden dolayı çocukta hasta olacaktır. Aileler bu konuda karar verirken sadece kendilerini değil gelecek nesilleri de düşünmeliler. Akraba dışı evliliklerde hastalık ihtimali çok daha düşük seviyelerdedir.

Akraba Evliliği Hastalıkları

* Kistik Fibrozis

* Fenilketonüri

* Thalasemi major

Akraba evliliği yapanlarda yukarıda ki akraba evliliği hastalıkları meydana gelmektedir.

Akraba Evliliği Görülme Sıklığı

Akraba evliliği Dünya’da %20′den fazla kişi tarafından yapılmaktadır. Sadece Türkiye’de değil özellikle Batı Akdeniz’de ve Güney Hindistan bölgesinde akraba evlilikleri sıklıkla görülmektedir. Ne yazık ki bu durumda özürlü çocuk doğma ihtimali diğer toplumlara göre %8 ve %9 oranlarında artmaktadır. Türkiye’de yapılan araştırmaya göre %20 oranında akraba evliliği yapma sıklığı görülmektedir.

Dini nikahlı eşlerde, aile baskısı gören ve ailenin isteği üzerine olan evliliklerde, erken yaşta yapılan evliliklerde diğer durumlara göre akraba evliliği yapma oranı %50 daha fazladır. Bu durum evlilik yapacak kişilerin eğitim durumlarına görede şekillenmektedir. İlkokul mezunları bu evlilikleri daha fazla yaparken ortaöğretim ve lise mezunlarında bu durum çok daha düşüktür.

Akraba evliliğinden kesinlikle uzak durulmalı ve aileler çocuklarına bunun için baskı yapmamalıdır. Bir çok kesim bu konuda bilgilendirilmeli ve akraba evliliği sonucu yaşanan hastalıklar hakkında bilinçlendirilmelidir.