over kist, over kist ne demek, over kist tedavisi

Over Kistleri Nedir?

Over (yumurtalık) kistleri her yaştaki kadınların ortak sorunlarındandır. Oldukça yaygın bir hastalık olan bu sorunda bazı hastalar bunun farkında olmadan yaşamaya devam etmektedirler.over kist, over kist ne demek, over kist tedavisi

Birçok zaman over kistleri iyi huyludur. Over kistler 20 ila 45 yaş arasındaki kadınlarda görülür ve muayane yada ultrason ile elde edilen bulgular bazı kan tahlilleri de bunun tanısında yardımcı olur. Bu kistler her zaman kısırlık sebebi değildir ve oluşumları da hormonal düzensizlikse eğer infertilite görülebilir. Fakat over kistleri ile gebelik oluşacağından dolayı gebelik anında over kistleri de oluşabilir.

Yumurtalık kistleri dokulardan kaynaklanan sıvı dolu içidir ve boylar iki santim ile otuz santim arasındadır.

Over kist nedenleri ve sebebleri : Çok sıkça görülen hormonal düzensizliklerdir. Adet dönemlerinde overlerin içinde yumurta hücrelerini taşıyan ve boyları üç santim olabilen folekül kistleri oluşur. Bunların çatlaması ile birlikte yumurta meydana çıkar. Kadınlar gebe kalmazlarsa eğer 2 hafta sonra kadın adet görür. Hormonal düzensizlikler de yumurtaları taşyan kistler çatlamazlar yada sabit kalırsa eğer ki büyümeye devam ederek basit kistler çok fazla folekl kistleri oluşur. Over iltihapları da çok fazla radyasyona maruz kalmada over kistlerine neden olabilir.

Over kistin belirtileri : Her zaman hepsi belirti vermezler ve adet gecikmesi yada düzensiz kanamalar ile şikayet meydana gelir. Over dokusunda gerginlik oluşarak o bölgelerdi kasık ağrıları yada çok hızlı büyür ve karında şişlik yapar. Over kistler adet gören bayanlarda görülür ve adet dönemi başlamadan genç kızlarda ve menopozdaki kadınlarda da nadiren görülebilir. Ailesinde yumurtalık kanseri ve rahim kanseri olan kadınlar da r vardır.

Bu kistler çocuk yapmayı engeller mi yada kötü huylu mudur? Bir çok kist iyi huyludur. %85 oranda iyi huyludur ve 20-45 yaş arası kadınlarda görülür. Bir tek taraflı düzgün ve mobil yüzeylilan kitleler iyi huyludur. Çift taraflı ve katı yapışık olan düzensiz olanlar hızlı büyüyenler de kötü huyludur. Muayane sonrasında elde edilen bulgularda bazı kan tahlilleri tanıyı ayırır. Her zaman kısırlık sebebi değildir. Gebelik zamanında da over kist görülebilir. İlk gebelik ayları içerisinde gebeliğin devamı için gereken hormonları salgılayanlar ve boyları bazen on santim civarında olan kistler oluşabilir fakat gebelik ilerledikçe de küçülürler ve bunrı takip etmek gereklidir.

Kistlerin teşhisi : Bunun için muayene ve ultrason gereklidir.

Over kist tedavisi : Cinsine göre tedaviside değişir ve bazı kistler için genel takip gerekir ve bu durumda doğum kontrol hapları kullanmakda kistlerin küçülmesini sağlar. Doğum kontol hapları yumurtalıkların çalışmasını durdurur. On santimi geçenler küçük olanlarda büyüyenler ve kan testlerinde kötü huylu olma durumları olanların da ameliyat ile alınmaları gereklidir. Ağrılı olanlar ve kötü huylu olan durumlarda cerrahi işlem uygulanabilir.

USG’de büyük olan kistler, çok odalı kistler yada kan akımındaki artma kanser belirtisidir. Kötü huylulan kistlerden şüphelendiğinizde hastaların yaşı ne olursa olsun ameliyat yapılması şarttır. Eğer menopoz sonrasındaki kadınlarda rastlanan kistlerde önemlidir ve bunlar kötü huylu olabilir risk vardır.

Kistler yeniden tekrarlayabilir ve bunlar cinsine göre değişim gösterir. Hastalar altı ay takibe alınırlar.

zirkonyum diş çürümesi, zirkonyum diş çürüme sorunu

Zirkonyum diş çürür mü?

Herhangi bir nedenle diş kaybı yaşayan kişiler için önerilen tedavi yöntemlerinden biri diğeri zirkonyum diş kaplamasıdır. Oldukça popüler olan ve alınan sonuçların da tatmin edici olması nedeni ile başarılı bir uygulama olarak ön plana çıkan zirkonyum diş uygulaması, zirkonyumun beyaz bir madde olması ve ışığı geçirgen özelliği sayesinde normal diş görünümünde olur. Bu avantajlı uygulamayı yaptırmaya düşünenler  öncelikle zirkonyum diş çürür mü sorusuna cevap almak isterler. Çünkü kaplama dişin ne kadar süre idare edecek olduğu ve sağlık açısından nasıl bir etkisi bulunduğu yaptıracak kişiler açısından önemlidir.zirkonyum diş çürümesi, zirkonyum diş çürüme sorunu

Zirkonyum kaplama diş çürür mü?

Bireylerin diş sağlıklarını korumaları için düzenli bir şekilde bakım yapmaları gerekir. Diş üzerine kaplama yapılsa da bu durum geçerliliğini korur. Kaplama yapılan dişler kökü ile beraber yerinde bulunur ve ağza alınan gıdalar da direk olarak dişlere etki eder. Ancak zirkonyum dişte böyle bir durum söz konusu değildir. Hava almaz ve herhangi bir maddenin dişlere etkisini kısıtlar. Bu sayede çürük sorunları meydana gelmez. Zirkonyumun son derece dayanıklı bir madde olması, kırık ve çatlakları da engeller. Alttaki dişleri çürüme tehdidinden koruması sayesinde kişilerin bu konuda tereddüt etmesine de gerek yoktur. Ancak ağız sağlığı ve temizliği için yine de dişlerin düzenli olarak fırçalanması gerekir. İyi şekilde bakımı gerçekleştirilen dişler ve zirkonyum kaplama, daha uzun süre boyunca sizleri idare etmiş olacaktır. Diş etlerinizde böylece korunmuş olur.

Zirkonyum kaplamanın diş ve diş eti sağlığı açısından kişilere getirmiş olduğu herhangi bir zarar da bulunmaz. Güven içerisinde uygulanabilecek olan bir yöntemdir. Dişlerinizin daha estetik ve doğal bir görünüm kazanması konusunda size yardımcı olur. Diğer kaplama yöntemleri gibi farklı renklerde bulunmaması ve tamamen beyaz olması dişlerinize doğal görünüm kazanması konusunda katkı sağlar. Dayanıklı bir yapıda bulunması sayesinde de yıllar süren bir kullanımı kişilere garanti etmesi ile bilinir.

diş çürüğü zirkonyumZirkonyum diş uygulamasının hekim tarafından hatalı yapılması ve ağız/diş bakımının hiç yapılmaması durumunda, diğer bütün tedavilerin sonucunda olduğu gibi zirkonyum kaplama tedavisi sonucunda da çürüme meydana gelebilir.

Özetle…

Genel olarak zirkonyum dişlerde çürüme meydana gelmez ancak bu hastaların diş bakımlarını ihmal edebilecekleri anlamına gelmemektedir.

implant yapımı, implant uygulaması, implant yapılabilecek kişiler

İmplant diş nasıl yapılır? (Bölüm 2)

Tüm bu araştırmalardan sonra implant uygulanacak hastaların acı çekmemesi için hastanın genel sağlık durumunun test sonuçlarına ve tabi ki hastanın kendi istek ve arzularına göre genel aneztesi uygulanarak hastanın tam olarak uyuşturulması tercih edilebilir. Ya da hasta sadece lokal anesteziye uygun ise veya hastanın kendi arzusu ile lokal anestezi talep ediliyorsa bu anestezi altında da implant işlemi yapılır. Bildiğiniz üzere implant genellikle vida şeklinde olan ve titanyumdan oluşturulmuş bir materyaldir. Bu ürün çene kemiğinin ilgili cihaz delinip şeklinin verilmesinin ardından yine başka bir cihaz yardımı ile implantın çene kemiğine sıkıca yerleştirilmesiyle ibarettir.implant yapımı, implant uygulaması, implant yapılabilecek kişiler

İlgili uzman ve yeterli teçhizata sahip implant merkezlerince takılan implantlar neticesinde hasta derhal evine gidebilir. Aldığı anestezi ile beraber değişken saatler sonra bu lokal anestezi ise en az iki saat genel anestezi ile en az dört saat boyunca ağrı hissetmeyeceği anlamına gelmektedir. Bunun ardından belirtilen süre sonunda hafif bir şekilde en az bir gün boyunca acı çekebilir ve bu acılar genellikle bilinen basit ilaçların da yardımı ile rahatlıkla giderilebilmektedir.

İmplantlar sonrasında risk oluşumu diğer lokal ve genel cerrahi operasyonlarda çıkabilecek riskler kadar bulunmaktadır. Yani implant uygulamasının diğer operasyonlardan herhangi bir farkı bulunmamaktadır. Bu durumda iken sigara ve alkol tüketilmemeye çalışılmalıdır. Çünkü implant ağız içine uygulanan bir cerrahi operasyondur. Sigara ve alkolden daha fazla etkilenir. Sigara ve alkol gibi bir çok etkenin oluşturabileceği yan etkiler ile enfeksiyonlar zuhur edebilir. Bu tamamen hastanın kendisine ne oranda dikkat ettiği ile alakalıdır. İmplant takılmasının ardından protez takılma işlemi ise maalesef hemen olmamaktadır. Proteze ihtiyaç duyan hastalar implant sonrası birkaç ay beklemek zorundadırlar. Çünkü çene kemiği belirli işlemlerden geçmiştir ve bu işlemler sonrasında kendine gelmesi yani kemik kalitesinin yerine gelmesi zaman alacaktır. Bu zaman ise hastanın kemik durumu ve yaşına göre değişmekle beraber en az üç aylık bir süre gerektirmektedir. Buradaki yazımızda gördüğünüz gibi implant diş nasıl yapılır gibi düşüncelerinize son vermeye çalıştık.

implant yapımı, implant uygulaması, implant yapılabilecek kişiler

İmplant diş nasıl yapılır? (Bölüm 1)

İmplant dişleri açıklayacak olursak, çene kemiklerinde normal diş görünümüne sahip ve titanyum maddelerinden imal edilmiş yapay dişler olduğunu söylememiz mümkün. İmplant kaybedilen dişlerin aynı vazifesini görmek üzere uzun yıllar üzerinde çalışılmış ayrı bir araştırma bilimine dayandırılır. Çene kemiğine çeşitli teknolojilerle yerleştirilen ve genellikle vida görünümünde olan araçlardır. Bilhassa insanların yeme içme ihtiyaçları sırasından en çok işlevi alan ve yemeklerin çiğnenmesini sağlayan dişlerin bulunduğu alanda yaşanmış olan aşırı derecede diş kaybı nedeni sonucu implant işlerinin gittikçe artan sayıda ilerlemesi ile artık insanlar için de bir mecburiyet durumu oluşturmuştur. İlk zamanlar çeşitli diş kayıplarına istinaden çeşitli yöntemler ve maddeler bulunmuş olsa da hiç biri implantlar kadar sağlam ve kalıcı olamamıştır. Ayrıca diş kayıplarından sonra kullanılan sabit veya hareketli protezler olan halk dilinde de takma diş olarak kullanılan dişler de dahil olmak üzere implantların yanından bile geçemez. Çünkü hem normal diş görünümüne sahip hem de normal diş sağlamlığında ve işlevselliğinde teknoloji kullanılarak yapılmış ürünlerdir.implant yapımı, implant uygulaması, implant yapılabilecek kişiler

İmplant nasıl yapılır?
implant diş yapılması için öncelikle çene kemiğinin kalitesi test edilir. Çünkü implantların kendine has belirli ölçüleri bulunmaktadır. Ve bu ölçüler çene kemiği ile uyuşmalıdır. İmplant uygulanacak çene kemiği yeterinde geniş olmalıdır aynı zamanda yeterince uzun olmalıdır. Çene kemiğinin sağlı ise bu durumda en büyük önemi arz etmektedir. Yoğun oranlarda kemik erimesi hastalığına sahip insanlarda çene kemiği de erimiş olabilir. Çenenin erime oranı çeşitli tahlillerle belirlenir. Ayrıca hastanın yaş durumu ile stabil olarak değişken kan ve röntgen testlerine de tutulur. İmplant takılacak hastanın genetik veya önemli hastalıklara sahip olup olmadığı araştırılır.

Bölüm 2’ye Git

bölgesel yağ aldırma, bölgesel nasıl yağ aldırılır, yağ aldırma yöntemleri

Bölgesel Yağ Aldırma Nasıl Yapılır?

Yaş ilerledikçe vücutta oluşan potluk var hem size hem de karşınızdaki kişileri rahatsız etmektedir Bunun nedenleri genetik, yaş, bünye, vücuttaki sindirim bozuklukları ve kan içerisindeki oksijenin her yeri aynı oranda dağılmamasıdır. Daha çok vücudun çalışma hızının yavaşlamasından dolayı açığa çıkan bu sorunlar bayan ve erkek fark etmeksizin görsel olarak rahatsızlık vermektedir. Bunun yanı sıra rahat nefes alamama, yavaş hareket etme, yokuş çıkamama, yaşıtlarından daha yaşlı görünme gibi kaygıları da beraberinde getirmektedir. Özgüven eksikliği ise hayatta yapılabilecek eksileri yanında getirmektedir Bu yüzden hekimler insan vücudunu tanıyarak her bölge için farklı bir yağ aldırma işlemi uygulanmaktadır. Özel kliniklerde yapılması gereken bölgesel yağ aldırma işlemleri kişinin bünyesine vücut çalışma sistemine ve istemine bağlı olarak yapılmaktadır.bölgesel yağ aldırma, bölgesel nasıl yağ aldırılır, yağ aldırma yöntemleriGöbek bölgesinde, boyun altında, bel bölgesi yanlarında, kalçada, bacaklarda ve kol altlarında oluşan yağlanmalar zaman geçtikçe sarkmalara da neden olmaktadır. Yağlanmanın etkisiyle oluşan sertlikler genç yaşlarda sıkı bir vücut hattı görünümünde olsa da ilerleyen yaşlarda sarkık deri haline dönüşmektedir. Bu yüzden hekimlerin desteğiyle yapılan bölgesel yağ aldırma operasyonları kişilere ilerleyen yaşlarında daha sağlıklı bir vücuda sahip olmalarını da sağlamaktadır.

Çok fazla yağlanması olan kişiler öncelikle diyetisyen önerileri ile zayıflaması sağlanmaktadır. Ancak diyet tedavisine cevap vermeyen vücutta bölgesel yağ aldırma operasyonları ön plana çıkar. Riski en aza indirerek yapılan operasyonlarda vücut içinde eritilemeyen yağlar cerrahi işlemlerle sıvı hale getirilip vücutta dağıtılmaya çalışılmaktadır. İşlemin yapılması kişinin yağ dokusunun hacmine bağlı olarak uzar veya kısalır bu durumda hekimlerinde bölgesel yağ aldırma için uyguladığı fiyatlar değişmektedir. Seçtiğiniz doktorun branşının derecesi ve kliniğin bulunduğu mekânlarda fiyat içinde etkili olacak unsurlardır. Her yerde yaptıramayacağınız bu işlemlerde seçim son derece önemlidir. En dipteki yağlara kadar uzanabilecek aletler sayesinde kökten tedavi şekli uygulanacak olan tedavide öncelikle üst tabaka temizlenerek işe başlanmaktadır. Ancak yumuşak olan üst bölümden ziyade sizi yoracak olan bölüm alt tabakadır. İşlem esnasında doktorunuza güvenerek tedavinizi sonlandırmalısınız.

genç görünmenin yolları, nasıl genç görünülür, genç kalmanın yolları

Genç Görünmek İçin Neler Yapılabilir?

Yaşlanmanın Etkileri

Zaman içerisinde deforme olan insan vücudu doğal olarak yaşlanır ve yaşlanma belirtilerini gösterir. Bunlar kırışıklık, ciltte sarkma, duruş bozuklukları, yorgunluk gibi faktörlerdir. Yaşlanma süreci ne kadar hızlı gerçekleşirse alışma süreci de o kadar zorlu geçer ve kişide depresyona neden olabilir. Bu nedenle yaşlanmanın olumsuz belirtilerini gidermek için kişi sağlıklı yaşamalıdır. En önemli faktör budur. Sağlıklı bir yaşama geçmek ve daha genç görünmek için hiçbir zaman geç değildir ve karamsarlığa kapılmamak gerekir. Yaşlanmak oldukça doğal ve kabullenilmesi gereken bir şey olmakla beraber kişi kendi çabasıyla çeşitli genç kalma yöntemleri uygulayabilir. Genel anlamda genç görünmenin yolları olarak sıralayabileceğimiz birkaç faktör mevcuttur.genç görünmenin yolları, nasıl genç görünülür, genç kalmanın yollarıDaha Genç Bir Görünüm

  • Egzersiz ve spor yapmak vücudun sürekli olarak çalışmasını ve zinde kalmasını sağlar. Kas yapısının bozulmasını engeller ve cildi sıkılaştırır. Yalnızca görüntü açısından değil sağlık açısından oldukça önemlidir.
  • Güneş kremi ve güneş gözlüğü kullanmak genç kalma yöntemleri arasında oldukça önemlidir. Güneşin zararlı etkilerinden vücudu korur ve cildin hasar görmesini mümkün mertebe engeller. Bu sayede cilt daha genç bir görünüme kavuşur.
  • Rahat ve büyük bir yatak seçimi vücudun kendini yenileyebilmesi açısından oldukça önemlidir. Uyku esnasında metabolizma kendini onarır ve yeniler. Bu nedenle verimli bir uyku geçirmek genç kalmanın yolları arasında oldukça önemlidir.
  • Bol miktarda su tüketmek vücuttaki zararlı toksinlerin atılması ve cildin tazelenmesi açısından oldukça önem arz etmektedir. Günde en az 2,5 litre su içilmesi gerekir.
  • Nemlendirici kullanmak cilt sağlığı açısından gereklidir. Nemlendirici seçiminde antioksidan özellikli bir nemlendirici tercih etmek bu etkileri katlayacaktır ve cildi tazeleyecektir.
  • Göz kremi kullanmak göz çevresi kırışıklıkları ve göz altı torbaları için oldukça faydalıdır. Göz bölgesinde yaşanan sıkılaşma genel anlamda kişinin yaşını daha az gösteren bir etkidir.
  • Multivitamin kullanmak vücudun günlük vitamin ve mineral ihtiyacının karşılanması açısından oldukça önemlidir. Vücuda alınan vitamin ve mineraller hem iç organların düzgün çalışmasını hem de cildin daha canlı görünmesini sağlar.
  • Saç bakımını aksatmamak ve saç canlandırıcı krem kullanmak, saç dökülmelerini ve zayıflamalarını engelleyerek daha genç bir görünüm elde edilmesini sağlamaktadır.
grip tedavisi, grip nasıl tedavi edilir, terleme ile grip tedavisi

Gribin Kesin Bir Tedavisi Var Mı?

Viral rinit olarak bilinen yaygın soğuk algınlığı ve grip insanlardaki en yaygın enfeksiyonlar arasındadır. Birincil olarak birkaç virüs ailesinin neden olabileceği bir üst solunum yolu enfeksiyonudur. Soğuk algınlığının yüzde 40’ına kadar sorumlu olan virüs ailesine rhino virüsü denir ve 100’den fazla farklı virüs türü vardır.grip tedavisi, grip nasıl tedavi edilir, terleme ile grip tedavisi

Sık görülen soğuk algınlığı belirtilerine bu kadar çok virüse neden olabileceğinden, enfeksiyon için basit bir tedavi geliştirilemedi. Sık görülen soğuk algınlığı, hastalığı daha uzun süre hasta hale getirebilen, daha şiddetli semptomlara sahip olan ve hastaneye kaldırılmasına veya pnömoni de dahil olmak üzere ciddi sağlık sorunlarına yol açabilecek grip ile karıştırılmamalıdır.

Gribin kesin tedavisi yoktur, ancak evde kendinize şu konularda yardımcı olabilirsiniz:

  • dinlenmek, bol miktarda sıvı içmek ve sağlıklı beslenmek.
  • Herhangi bir ateş veya rahatsızlığı azaltmak için evde parasetamol veya ibuprofen gibi ağrı kesicileri bulundurmak.
  • Tıkanık bir burnu hafifletmek için dekonjestan spreyler veya tabletler kullanmak.
  • Tuzlu suyun yıkanması ve mentollü tatlılar üzerine emilme gibi ilaçları denemek.

Birçok ağrı kesici ve dekonjestan reçetesiz olarak eczanelerden temin edilebilir. Büyük çocuklar ve yetişkinler için genellikle güvenlidirler, ancak bebekler, küçük çocuklar, hamile kadınlar, belli sağlık koşullarına sahip kişiler ve diğer bazı ilaçları kullananlar için uygun olmayabilirler. Emin değilseniz bir eczacı ile konuşun.

Çeşitli tıbbi tedavileri kullanarak soğuk algınlığı semptomlarını iyileştirmeniz mümkün olsa da, hastalıkları tedavi edemez, kısaltmaz veya önlemezler. Kendinizi rahat hissetmeye çalışın ve mümkün olduğunca fazla dinlenin, çok miktarda sıvı alıp ve belirtileri tedavi etmeniz önerilir.

Grip belirtilerini tedavi etmek için yaygın yollardan bazıları şunlardır:

  • Boğaz ağrısını gevşetmek için ılık tuzlu suyla gargara yapmak.
  • Uçucu yağlar ve bitkisel aromalar içeren veya içermeyen sıvıların buharın teneffüs edilmesi burun tıkanıklığını geçici olarak rahatlatabilir.
  • Dekonjestanlar içeren OTC ilaçları tıkanıklığın tekrar canlanmasına ve sekresyonların önlenmesine yardımcı olur. Boğazda mukus tarafından tetiklenirse öksürüğü durdurmak için de kullanılabilirler.
  • Antihistaminikler, sulanmış gözlerin ve burun akıntılarının semptomlarını gidermek için kullanılır.
  • Bazı çalışmalara göre, çinko pastilleri soğuk algınlığı semptomlarının süresini kısaltabilir.
meme kanseri belirtileri, meme kanseri nasıl anlaşılır, meme kanserinin anlaşılması

Meme kanseri belirtileri nelerdir?

Meme kanseri belirtileri – Meme dokusunda meydana gelen, kontrolsüzce bölünerek çoğalan kötü huylu hücrelerin neden olduğu hastalık meme kanseri olarak adlandırılmaktadır. Meme kanserinde ölüm riski diğer kanser türlerinde olduğu gibi mecvuttur.

Meme kanserinin erken tanısında, hastalığı yenme yüzdesinin de oldukça yüksek olması, meme kanserini diğer bazı kanser türlerinden ayıran en önemli noktadır. Bu yüzden sivil toplum örgütleri her yıl tüm dünyada meme kanseri farkındalık günleri düzenlenmektedir. Sanatçılar, devlet yönetimleri ve ünlülerde bu farkındalık kampanyalarına destek vermektedirler.meme kanseri belirtileri, meme kanseri nasıl anlaşılır, meme kanserinin anlaşılması

Meme dokusunun hassas olması nedeni ile fizyolojik olarak belirtileri ile de erken tanı imkanı meme kanserinde mümkündür. Kendi içerisinde bir kaç farklı türe ayrılan meme kanseri belirtilerinin sırasında değişiklik gösterebilmektedir. Yine de meme kanseri belirtileri arasında yer alan ortak bulgular ise aşağıdakiler gibidir;

Son dönemlerde memeler arasında ortaya çıkmış boyut farklılıkları,

Memede ve kol altında ele gelen geçmeyen ağrısız yumrular, şişlikler,

Memelerde içe çökme ya da portakal kabuğu görüntüsü

Bir meme başından gelen kanlı akıntı,

Deride ortaya çıkan lezyonlar (yaralar, çökmeler, renk değişiklikleri, kabarıklıklar)

Yukarıda bahsettiğimiz belirtilerden bir ya da birkaçı dikkatinizi çekerse, vakit kaybetmeden konusunda uzman bir doktora danışılmalıdır. Ağrı meme kanserinde tek başına bir bulgu değildir. Genelde fibrokistik hastalıkta menstural dönemden kaynaklı hormonal değişimler, memede oluşan ağrıların sebebi olabilir. Memede ağrı hissettiğinizde başka hastalıklar için sorun teşkil edebileceğinden herhangi bir sorun olup olmadığını öğrenmek için, doktorunuza başvurmalısınız. Erken tanı konulup, doğru tedavi uygulandığı takdirde meme kanseri korkulması gereken bir hastalık değildir ve iyileşme yüzdesi oldukça yüksektir. Ayda bir kendi kendine meme muayenesi bu konuda tek yapmanız gereken işlemdir.

saçta egzama oluşması, egzama nedenleri, egzama tedavisi

Saçta Egzama Oluşması Sebepleri

Dış görünüm üzerinde çok büyük etki yarattığı için saç derisi hastalıkları insanların psikoloji üzerinde olumsuz etkiler yaratır. Özellikle kişinin yaşadığı saç derisi egzama sorunu, ilerleyen aşamalarda kabuk tutan yaraların saç köklerini etkilemesine neden olarak saçların dökülmesine kadar gidebilmektedir. İnsan görüntüsünde saçların en etkili vücut parçası olduğu düşünülürse, saçta kaşıntı ile başlaya saç derisi egzama hastalığının saç dökülmesine neden olması oldukça kötü bir durumdur. Saçta egzama tedavi edilebilen bir hastalıktır ancak bazı durumlarda kişinin saç derisi egzama için genetik olarak müsait bir yapıda sergileyebilmektedir.saçta egzama oluşması, egzama nedenleri, egzama tedavisi

Saçta egzama tedavi yöntemleri üzerine araştırma yapan bilim adamlar, saçta egzama bitkisel çözüm yollarına yönelmiştir. Egzama şifalı bitkiler ve otların sahip olduğu doğal özler ile önemli ölçüde iyileştirilebilen bir hastalıktır. Saçta egzama tedavisi sürecinde hastanın bitkileri sorunlu saç derisine uygulaması ile kısa süre içerisinde olumlu sonuçlar alması mümkündür.

Ayrıca saçta mantar oluşumlarına da iyi gelen bitkiler, saçta kaşıntı oluşumunu önemli ölçüde azaltmaktadır. Saçlarda egzama görülmesi insanlar arasında oldukça yaygın bir durumdur. Ancak egzama şifalı bitkiler ile tedavi edilmeye başlamadan önce kişinin çabuk fark etmesi oldukça önemlidir. Saçlar nedeni ile saçta egzama oluşumlarını göremeyen hasta, saçta egzama tedavi sürecine de geç başlamaktadır. Kepek sorunu gibi basit şikâyetler ile karıştırılan saç derisi egzama hastalığı, hastanın deriyi kaşıyarak daha da kötü bir hale gelmesine kolaylıkla neden olabilmektedir. Saçlarda egzama sorunu yaşayan hastalara kimyasal içerikli şampuanlar tavsiye eden doktorlar, hastaların saç derisini kaşımaması gerektiğini de özellikle belirtmektedir. Saçta egzama tedavi sürecini olumsuz yönde etkileyen kaşıma alışkanlığı, ayrıca tırnakların bakteri yerleşimine müsait olması nedeni ile saç derisi egzama oluşumlarına mikrop bulaşmasına da neden olmaktadır. Bunun sonucu olarak saçta egzama tedavi süresi uzayarak hastanın iyileşmesini de büyük ölçüde geciktirmektedir. Saçta egzama tedavi edilirken hastaların kaşıntı hissi ile baş edebilmesi, hastalığın çok daha kısa süre içerisinde iyileşmesini etkileyen en önemli etkenlerden birisidir. Bir diğer etken de hastanın stresten mümkün olduğunca uzak durmasıdır. Zira stres, saçta egzama tedavi sürecini olumsuz etkileyen bir faktörüdür.

artirit belirtileri, artirit hastalığı tedavisi, artirit tedavi yöntemleri

Artirit Belirtileri ve Tedavisi?

Artirit, dünyada en sık rastlanan kronik hastalıklardan biridir. Tüm araştırmalara rağmen, henüz kesin tedavisi bulunamamıştır. Tüm yapılabilen, aspirin v.b. ağrı kesiciler uygulamaktır.

Ayurveda’ya göre, artirit, öncelikle bir “VATA*”(hava) hastalığıdır ve eklemlerde biriken toksinlerin ortaya çıkardığına inanılır. Ayurveda’da artirit’e, iyi sindirilememiş besinlerin neden olduğu görüşü hakimdir. Sindirim bozukluğu, kolonları(kalın barsağı) zayıflatır, ortaya çıkan toksinler kemik ve eklemlere itilir. Artirirt ortodoks tıpta, vücut savunmasının vücuda saldırması olarak bilinir. Yani bir otoimmün hastalığıdır.artirit belirtileri, artirit hastalığı tedavisi, artirit tedavi yöntemleriBoswellia Serrata, Hindistanın dağlık yörelerinde bulunana orta büyüklükte bir ağaçtır. Ağacın reçinesi(bir çeşit guggul-yograj guggul’a bakınız) arıtılarak elde edilen bir bileşiktir, Hindistanda, kronik yangılı artirit tedavisinde kullanılır. Son yüzyılda boswellia serrata’nın etkisi yaygın biçimde araştırılmıştır. Bu çalışmalar, romatizmal olaylarda, boswellik asidin çok etkili olduğu, ve bir yan etkisinin bulunmadığını göstermiştir. Tedavide kullanılan aspirin gibi Nonsterodial anti-inflamatuar ilaçların ise ciddi yan etkileri olduğu bilinmektedir.

Hindistan bilim ve endüstri Şurası, romatizmal hastalıklara iyi gelecek, yan etkisiz, bitkisel kökenli, anti-inflamatuar bileşikler bulmak için bir dizi çalışma yapmıştır. Bunun sonucunda, boswellik asidin, non-sterodial anti-inflamatuar, yararlı, ancak daha az yan etkili bir ajan olduğu kararına varılmıştır.

Bilinen, nonsterodial anti-inflamatuar, romatizma ilaçları olan, Ketoprofen ve Phenylbutazone’a karşı, mukayeseli bir çalışma yapılmıştır. Yaşları 5-75 arasında değişen 175 romatizmalı artirit hastasına, Boswellia(günde 450-750 mg boswellik asit)  verilmiş, hastaların %97 sinde orta ve ileri derecede iyileşme gözlenmiştir. Uygulanan tedavi, şiş eklemlerde, sabah tutukluklarında, haraket güçlüğünde ve diğer fiziksel performansların gelişmesinde ve ağrıların azalmasında etkili olmuştur.
Bu hastaların hiçbirisinde şikayete neden olacak bir yan etki gözlenmemiştir. Semptonlardaki bu gelişmeler, tedavinin 3 veya 4’üncü haaftasında izlenmiştir.